ANKARA – Türkiye’de asgari ücret, resmi enflasyon rakamlarının bile gerisinde kalan artışlarla her yıl erimeye devam ediyor. Gıda, konut, ulaşım ve sağlık giderlerindeki kesintisiz zamlar, milyonlarca işçiyi ve ailesini yoksulluk sınırının altına itiyor. Asgari Ücret İnisiyatifi’nin talebi, bu sistematik gaspın en azından kısmi telafisi için ücretin üçer aylık dönemlerde güncellenmesini öngörüyor.
Sermaye ve Hükümet Politikalarının Emek Aleyhtarı Yönü
Patronlar ve holdingler, yüksek kâr marjlarını korurken işçilerin reel ücretleri sürekli düşürülüyor. Hükümetin tek seferlik zamlarla yetinmesi, enflasyonun yarattığı tahribatı gizleyerek sermayenin maliyetlerini düşük tutmayı amaçlıyor. Yılda dört kez güncelleme talebi, emekçilerin yaşam maliyetlerindeki ani artışlara karşı korunması açısından temel bir zorunluluk olarak öne çıkıyor.

Asgari Ücret İnisiyatifi, dilekçe başvurusu öncesi kamuoyuna yaptığı açıklamada, asgari ücretin bir “insanlık sınırı” haline getirilmesi gerektiğini belirtti. Talepler arasında enflasyona endeksli otomatik ayarlamalar, vergi yükünün sermayeden emekçilere kaydırılmasının önlenmesi ve sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması da yer alıyor.





































