MALATYA – Tüm Emeklilerin Sendikası, Antalya, Edirne ve Malatya’da hak gasplarına ve düşük maaşlara karşı basın açıkmalası yaptı.
MALATYA
Tüm Emeklilerin Sendikası’nın Malatya merkezi ile Hekimhan ve Kuluncak birimleri, Paşaköşkü mevkisindeki Çeşme durağı yakınlarında kitlesel bir basın toplantısı icra etti. Hazırlanan ortak bildiriyi kamuoyuna duyuran isim, sendikanın Malatya Şube Temsilcisi Bekir Erdem oldu.

Erdem, yaşlılık döneminin artık bir mahrumiyet sürecine dönüştüğünü vurgulayarak, “Milyonlarca yaşlı vatandaşımızın bugün maddi imkansızlıklar, borç yükü ve barınma sorunlarıyla boğuşması kaçınılmaz bir kader değil; mevcut yönetim anlayışı ve piyasacı yağma düzeninin bir sonucudur. Ülkemizde emekli olmak artık huzurlu bir dinlenme evresi değil, hayatta kalabilmek için verilen çetin bir mücadeledir” ifadelerini kullandı.
Yürürlükteki ekonomik modellerin sosyal devlet anlayışını ortadan kaldırdığını, toplumsal kaynakları sadece belirli bir sermaye grubuna aktardığını ve emeklileri birer mali yük olarak kodladığını belirten Erdem, “2025 yılı ilkbaharı itibarıyla Türkiye’deki 16,8 milyonu aşkın hak sahibinin yaklaşık 4,5 milyonu, 16.881 TL gibi komik bir rakamla yaşamaya zorlanmaktadır. Dul ve yetimlerin durumu ise çok daha vahim seviyelerdedir. Bu meblağlar temel ihtiyaçları karşılamaktan uzak, derin bir yoksulluk tablosu çizmektedir” açıklamasında bulundu.
Temel ücretlerin belirlendiği andan itibaren alım gücünü kaybettiğine dikkat çeken Erdem, “Şu an Türkiye’deki iş gücünün yaklaşık yarısı asgari gelir seviyesinde yaşam savaşı veriyor. Yani çalışanlar daha iş başındayken yoksulluğa itiliyor, emeklilik dönemi ise bu yoksunluğun katmerleşmiş hali olarak önlerine konuluyor” şeklinde konuştu.
‘Bu Bir İyileştirme Değil, Yokluğun Tescillenmesidir’
Resmi enflasyon verilerinin piyasadaki gerçek pahalılıkla örtüşmediğini dile getiren Erdem, “2026 yılının başında planlanan düşük oranlı artışlar, bir refah artışı sağlamayacaktır. Aksine bu durum, mevcut sefalet koşullarının güncellenerek kalıcı hale getirilmesinden başka bir anlam taşımamaktadır” dedi.
Erdem, Tüm Emeklilerin Sendikası adına çözüm önerilerini şu başlıklarla paylaştı:
- Tüm emekli maaşlarına vakit kaybetmeksizin 20.000 TL tutarında doğrudan bir ekleme yapılmalı ve bu miktar kök aylık hesaplamalarına takılmadan tüm kesimlere eşit yansıtılmalıdır.
- En düşük emekli geliri, kamuda yeni işe başlayan bir personelin maaş seviyesine çekilmelidir.
- Hayat pahalılığı kaynaklı kayıplar tam manasıyla telafi edilmeli, bunun üzerine bir refah payı eklenmelidir.
- Sağlık hizmetlerindeki ek yükümlülüklere son verilmeli; muayene ücretleri, ilaç farkları ve katılım payları tamamen kaldırılmalıdır.
- Dar gelirli vatandaşlar ve emekliler için kira yardımı başlatılmalı, sosyal konut projeleri hızla hayata geçirilmelidir.
- Emekçilerin ve emeklilerin örgütlenme özgürlüğü ile demokratik hak arayışları üzerindeki tüm kısıtlamalar kaldırılmalıdır.
Açıklamasının sonunda Erdem, “Mevcut ekonomik tercihler bu ülkede çalışmayı bir yük, emekliliği ise bir çile haline getirmiştir. Bizler sadaka peşinde değiliz, elimizden alınan yasal haklarımızı geri alana kadar mücadele edeceğiz” diyerek toplantıyı bitirdi.
ANTALYA
Tüm Emeklilerin Sendikası (TÜM-EMEKLİ SEN) Antalya Şubesi, emeklilerin ağırlaşan yaşam koşulları ve düşük maaşlara karşı bugün Attalos Meydanı’nda basın açıklaması düzenledi. Eylemde, yaklaşan Ocak 2026 emekli zammı öncesi taleplerini dile getiren emekliler, “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz!”, “Aylıklara 20 bin TL seyyanen zam şart!” ve “Örgütlen, diren, değiştir!” sloganları attı.

Basın açıklamasını okuyan Tüm Emeklilerin Sendikası Antalya Şubesi Genel Sekreteri Ferzan Sarsılmaz, emeklilerin yoksulluğa mahkum edildiğini vurguladı. Sarsılmaz, 2026 için açıklanan 28 bin 75 TL asgari ücretin bile açlık sınırının altında kaldığını belirterek, “Asgari ücret bir geçim ücreti olmaktan tamamen uzaklaştı. Emekliler ise reel olarak en az kazanan kesim haline geldi” dedi.
Eylemde, Ocak 2026’da beklenen yüzde 12-13 civarındaki işçi ve Bağ-Kur emekli zammı ile memur emeklilerine yüzde 18 bandındaki artışın “yoksulluğun güncellenmesi” anlamına geldiği ifade edildi. Sendika, sahte yüzdelik artışlara karşı şu talepleri sıraladı:
- Tüm emeklilere derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılması ve bu zammın kök aylık oyunlarına kurban edilmeden eşit biçimde yansıtılması.
- En düşük emekli aylığının yeni işe başlayan memur aylığına eşitlenmesi.
- Enflasyon kayıplarının tam telafisi ve refah payı eklenmesi.
- Sağlıkta katkı payları, muayene ücretleri ve ilaç farklarının kaldırılması.
- Emekliler için barınma ve kira desteği sağlanması, kamusal sosyal konutların hayata geçirilmesi.
- Örgütlenme ve demokratik haklar üzerindeki baskıların sona erdirilmesi.
Barınma krizine de değinilen açıklamada, büyük şehirlerde emeklilerin pansiyonlarda veya güvencesiz yapılarda yaşamak zorunda bırakıldığı belirtildi.
Tüm Emeklilerin Sendikası, ülke genelinde benzer eylemlerle 5 Ocak 2026’da netleşecek maaş zamları öncesi seslerini yükseltmeye devam ediyor. Emekliler, adil bir emeklilik sistemi için dayanışma çağrısında bulundu.
EDİRNE
Tüm Emeklilerin Sendikası Edirne Temsilciliği, emeklilerin yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum edildiği gerekçesiyle bugün Saraçlar Caddesi’nde bir basın açıklaması düzenledi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Aralık ayı enflasyon verileriyle netleşecek olan Ocak 2026 emekli maaş zamları öncesi gerçekleştirilen eylemde, emekliler “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz!” ve “Açlık emekliye lüks!” sloganlarıyla taleplerini duyurdu.
Basın açıklamasını sendika adına Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Fırtına okudu. Fırtına, Türkiye’de 16,8 milyonu aşkın emeklinin yaklaşık 4,5 milyonunun 16 bin 881 TL gibi bir “sefalete mahkum” aylığa zorlandığını belirtti. “Bir o kadar dul ve yetim hak sahibi ise bu tutarın çok daha altında aylık alıyor. Bu rakamlar açlık sınırının altında, hatta yer yer yarısının bile altına düşüyor. Bunun adı derin yoksulluktur” dedi.
Fırtına, Ocak 2026’da işçi ve Bağ-Kur emeklilerine öngörülen yüzde 12-13, memur emeklilerine ise yüzde 18 civarındaki zam oranlarını eleştirerek, “Bu bir artış değil, yoksulluğun güncellenmesi, sefaletin kalıcılaştırılmasıdır” diye konuştu. Sendika, sahte yüzdelik artışlara karşı şu talepleri sıraladı:
- Tüm emeklilere derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılması ve bu zammın kök aylık oyunlarına kurban edilmeden eşit şekilde yansıtılması.
- En düşük emekli aylığının yeni işe başlayan memur maaşına eşitlenmesi.
- Enflasyon kayıplarının tam telafisi ve refah payı eklenmesi.
- Sağlıkta katkı payları, muayene ücretleri ve ilaç farklarının kaldırılması.
- Emekliler ve dar gelirli yurttaşlar için barınma ve kira desteği sağlanması, kamusal sosyal konutların hayata geçirilmesi.
- Emeklilerin ve emekçilerin örgütlenme, ifade ve demokratik hakları üzerindeki baskıların sona erdirilmesi.
Açıklamada, 2026 için belirlenen 28 bin 75 TL net asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığına da dikkat çekildi. Fırtına, “Dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenme giderleri bile asgari ücreti aşıyor. Yoksulluk sınırı 100 bin TL’ye dayanmışken, emeklilere reva görülen bu maaşlar utanç vericidir” dedi.
Eyleme, sendika üyelerinin yanı sıra çok sayıda emekli ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in de gündeme taşıdığı emekli maaşlarının yetersizliği, açıklamada vurgulanan bir diğer nokta oldu. Gürer’in “Bankalar günde 2,5 milyar lira kazanıyor, ama emekliye bütçe yok” sözleri, emeklilerin tepkisini destekler nitelikteydi.
Tüm Emeklilerin Sendikası, ülke genelinde eş zamanlı eylemlerle taleplerini duyurmaya devam ediyor. Edirne’deki emekliler, “Bu düzen değişecek, bu yağma rejimi yıkılacak. Çare örgütlü gücümüzdür” diyerek mücadele çağrısında bulundu.












































