İSTANBUL – ABD, 2020’nin Ocak ayında Katar’ın başkenti Doha’da Taliban’la bir araya gelmiş, Doha Anlaşmasını imzalayarak demokrasi götürme iddiasıyla girdiği Afganistan’ı Taliban’a devrederek çıkmıştı. Doha Anlaşması uyarınca, ABD askerleri 1 Mayıs 2021 tarihine kadar ülkeyi terk etmesi üzerine anlaşılmıştı.
Taliban’ın 2021’de Afganistan’ı yeniden kontrol altına almasından bu yana ülke, ağır insan hakları ihlalleri, kadınların eğitim ve çalışma yasakları, ifade özgürlüğünün bastırılması gibi baskılarla karşı karşıya kaldı. Bu sarmalın son halkası olarak, Taliban Yüksek Lideri Hibatullah Akhundzada’nın 4-7 Ocak 2026’da imzaladığı yeni “Mahkemeler İçin Ceza Usul İlkeleri” adlı 119 maddelik Ceza Usul Kanunu, kamuoyuna duyurulmadan il mahkemelerine gönderilerek hemen yürürlüğe girdi.
Yasa, Taliban’ın aşırı Şeriat yorumuna dayanıyor ve toplumda “özgür” ile “köle” ayrımı yaparak dört sosyal sınıf (dinî âlimler, elitler, orta sınıf, alt sınıf) oluşturuyor. Cezalar sosyal statüye göre farklılaşıyor: Dinî âlimler ve elitler yalnızca uyarı alırken, alt sınıflar kırbaç ve hapisle karşılaşıyor. Kölelik hukuki statü olarak tanınıyor; “hadd” cezaları (Şeriat’ta sabit cezalar) yalnızca “İmam” (Taliban lideri) tarafından uygulanırken, “ta’zir” (takdiri cezalar) koca ve efendi tarafından da infaz edilebiliyor.
Kadınlara yönelik hükümler özellikle ağır: Kocaların eşlerini dövmesi yalnızca ağır yaralanma durumunda 15 gün hapisle sınırlı kalıyor, kadınların ailesini izinsiz ziyaret etmesi 3 ay hapis cezası getiriyor, din değiştiren kadınlar ömür boyu hapis ve her üç günde bir kırbaçla cezalandırılıyor. Yasa, Taliban liderine mutlak itaati zorunlu kılıyor; itaatsizlik kırbaç ve hapisle, muhalefet ise “isyancılık” veya “sapkınlık” suçlamasıyla idamla sonuçlanabiliyor. Madde 16, Taliban liderinin onayıyla 11 geniş kategoride (Taliban karşıtlığı, “İslam’a aykırı inanç yayma”, büyücülük vb.) idam yetkisi veriyor.
İnsan hakları örgütleri (Rawadari, Amnesty International, BM Özel Raportörü Richard Bennett) yasayı “köleliği yasallaştırma”, “kadınlara karşı şiddet normalleştirme” ve “sınıf ayrımcılığı” olarak nitelendirerek sert tepki gösterdi. Taliban ise eleştirileri “kâfirlik” olarak yanıtladı. Bu yeni yasa, Afganistan’da zaten derinleşen baskı ve ihlalleri hukuki çerçeveye oturtarak rejimin otoriter yapısını pekiştiriyor. Uluslararası toplumdan ise henüz somut bir yaptırım gelmedi.






