İSTANBUL – Bahadır Özgür’ün BirGün gazetesinde 2022 yılında yayımlanan haberi, Mersin merkezli paravan şirketlerin IŞİD örgütüne milyon dolarlık dron ve askeri malzeme satışını MASAK raporlarına dayandırarak deşifre etmişti. Raporlar, paravan şirketlerin ihracat kayıtları ve uluslararası tedarik zincirlerini ortaya koyuyordu. Bu tür ağlar, emperyalist güçlerin vekalet savaşlarında kullandığı terör örgütlerine lojistik destek sağlama mekanizmalarının tipik bir örneği olarak değerlendiriliyor.
Gazetecilere Yönelik Baskı Mekanizması
Soruşturmanın, haberin üzerinden dört yıl geçtikten sonra MASAK’ın şikayetiyle açılması, eleştirel haberciliği susturma girişimi olarak öne çıkıyor. Benzer süreçlerde, devlet kurumlarının gizli raporlarını gerekçe gösteren suçlamalar, basın özgürlüğünü ve kamuoyunun bilgi edinme hakkını sistematik olarak engelliyor. Bu tür adımlar, faşist eğilimli yönetimlerin muhalif sesleri hedef alma yöntemlerinin bir parçası haline gelmiştir.
Terör Finansmanıyla Mücadelede Çifte Standart
IŞİD gibi uluslararası terör örgütlerine malzeme akışını mümkün kılan paravan şirket ağlarının varlığına rağmen, bu yapıları ortaya çıkaran gazetecinin soruşturulması, gerçek sorumluların korunmasına hizmet ettiği gibi, arkalarında kimlerin olduğuna işaret ediyor.
Mersin gibi stratejik liman kentlerinde süren bu tür kirli ticari faaliyetler, bölgesel istikrarsızlığı besleyen emperyalist stratejilerle bağlantılı olarak sürüyor. Kamu kurumlarının terör finansmanıyla mücadele yerine haberi yapanı hedef alması, sistemin önceliklerini net bir şekilde gösteriyor.





































