MERSİN – Mersin Uluslararası Limanı’nda (MIP) sendikalaşma girişiminin bedelini işsizlikle ödeyen 185 işçi, 36 gündür direnişte. Liman-İş Sendikası’na (DİSK) üye oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan işçiler, 2 Ocak 2026 tarihinde başlayan eylemlerini liman ana girişinde kurdukları çadırda sürdürüyor.
İşçiler, MIP yönetiminin sendikalaşmayı engellemek amacıyla “performans düşüklüğü”, “işe yaramazlık” gibi gerekçelerle toplu işten çıkarma yaptığını, bu gerekçelerin tamamen sendikal ayrımcılığa dayandığını belirtiyor. Liman-İş Sendikası Genel Başkanı Hüseyin Kaya, “185 işçimiz anayasal haklarını kullandıkları için kapı dışarı edildi. Bu açık bir sendikal baskıdır ve uluslararası sözleşmelere aykırıdır” dedi.
Eylemin 36. gününde işçiler, “İşimize geri dönene kadar buradayız”, “MIP sendika düşmanı”, “185’in sesi susmaz!” sloganlarıyla nöbet tutmaya devam ediyor. Çadır alanında kurulan ses sistemiyle açıklamalar yapılırken, dayanışma ziyaretleri de aralıksız sürüyor. Son günlerde DİSK, KESK, TTB, çeşitli siyasi parti temsilcileri, emek örgütleri ve yurttaşlar eyleme destek verdi.
İşçiler, işten çıkarıldıktan sonra kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve sendikal tazminat taleplerini de dile getirerek iş mahkemesine dava açtıklarını açıkladı. Ancak asıl talepleri işlerine geri dönmek ve sendikal haklarının tanınması.
Mersin Limanı’nın Türkiye’nin en önemli konteyner limanlarından biri olması nedeniyle eylem, lojistik ve taşımacılık sektöründe de yankı buluyor. İşçiler, liman giriş-çıkışlarında herhangi bir engelleme yapmadıklarını, sadece seslerini duyurmak için barışçıl eylem yaptıklarını vurguluyor.
Liman-İş Sendikası, MIP yönetimini “sendikal örgütlenmeyi kırmak için sistematik baskı uygulamakla” suçlarken, uluslararası sendikal örgütlere de çağrıda bulundu. Eylemin uzaması halinde daha geniş çaplı dayanışma ve grev hazırlıklarının gündeme gelebileceği belirtiliyor.
36 gündür çadırda nöbet tutan işçiler, “Burada sadece bizim değil, tüm emekçilerin geleceği için direniyoruz” diyerek kararlılıklarını koruyor. Mersin’de hava soğuk olsa da direniş ateşi sönmüyor; işçiler “Ya işimize döneceğiz ya da bu mücadeleyi kazanacağız” diyor.









































