İSTANBUL – Alevi örgütleri ve devrimci demokratik kurumlar, Suriye’de Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) güçlerinin Alevilere yönelik devam eden saldırılarını kınamak üzere İstanbul Kadıköy’deki Khalkedon Meydanı’nda bir araya geldi. Eyleme siyasi partiler, gençlik örgütleri ve çeşitli demokratik kitle örgütlerinden temsilciler katıldı.
Meydanda “Suriye’de Alevi soykırımını durdurun” yazılı büyük bir pankart açılırken, katılımcılar “İstanbul’dan Lazkiye’ye selam olsun direnişe”, “Suriye’de Alevi soykırımına seyirci kalma” dövizleri taşıdı. Eylem boyunca “Katil Golani Suriye’den defol”, “Suriye halkları yalnız değildir” ve “Katil Golani, işbirlikçi AKP” sloganları atıldı.
Basın açıklaması Arapça ve Kürtçe olarak okundu. Metni Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz sundu. Deniz, HTŞ’nin “yeni Suriye” söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışıldığını eleştirerek, bu yapının emperyalist güçler ve bölgesel işbirlikçiler tarafından dayatıldığını belirtti. “Geçmişleri suç ve şiddetle dolu bir çete koalisyonu Suriye’nin başına getirildi. Bu yapı ne yönetme ehliyetine sahip ne de meşruiyeti var” dedi.
Deniz, yaşananların açık bir soykırım girişimi olduğunu vurguladı. Özellikle Mart 2025’te yoğunlaşan saldırılarda binlerce sivilin hayatını kaybettiğini, köylerin basıldığını, toplu infazlar yapıldığını, kadınların kaçırıldığını ve toplu mezarlara gömüldüğünü anlattı. Uluslararası toplumun sessizliğini sert bir dille eleştiren Deniz, katliamları görünür kılmaya çalışanların tehdit edildiğini, Alevileri savunanların ise kriminalize edildiğini ifade etti.
Eylemde şu talepler öne çıktı:
- Alevilere yönelik nefret söylemi ve saldırıların durdurulması.
- İnanç ve etnik kimliklerin anayasal güvence altına alınması.
- Halkların kendi kaderini tayin hakkının tanınması.
- Soykırım girişiminin tüm yönleriyle soruşturulması ve faillerin yargılanması.
Deniz sözlerini, “Biz sessiz bir teslimiyet değiliz; gerektiğinde ayağa kalkan onurun öfkesiyle mücadele ediyoruz” diyerek tamamladı. Eylem, “Suriye halkları yalnız değildir” ve “Katil Colani, işbirlikçi AKP” sloganlarıyla barışçıl bir şekilde sona erdi.












































