İSTANBUL – İran’da riyalin rekor seviyede değer kaybetmesiyle tetiklenen protestolar beşinci gününde de devam ederken, güvenlik güçleriyle göstericiler arasındaki çatışmalar şiddetleniyor. İnsan hakları grupları ve devlet medyasına göre, en az 7 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı ve gözaltına alındı. Ülke genelinde yayılan eylemler, 2022’deki Mahsa Amini protestolarından bu yana en büyük huzursuzluk dalgası olarak nitelendiriliyor.
Protestolar, 28 Aralık 2025’te Tahran Kapalı Çarşı’da esnafın dükkan kapatma eylemiyle başladı. Riyalin dolar karşısında 1 milyon 450 bin seviyelerine gerilemesi ve yıllık enflasyonun yüzde 42’nin üzerine çıkması, halkı sokağa döktü. Gösteriler hızla diğer şehirlere yayıldı; Tahran, Hamedan, Lordigan, Kuhdeşt ve Lorestan gibi bölgelerde çatışmalar yaşandı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde araçların ateşe verildiği, biber gazı kullanıldığı ve rejim aleyhine sloganlar atıldığı görülüyor.
Trump’tan Tehdit
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda İran yönetimine gözdağı verdi: “Eğer İran barışçıl protestoculara ateş açar ve onları şiddetle öldürürse, Amerika Birleşik Devletleri onların yardımına koşacaktır. Tetikteyiz ve harekete geçmeye hazırız.” Bu açıklama, bölgesel gerilimi daha da artırdı.
İran tarafındansa yanıt gecikmedi. Dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in danışmanı Ali Laricani, “ABD’nin müdahalesi tüm bölgeyi kaosa sürükler” diyerek Trump’ı uyardı.
Hükümetten Adımlar
Reformist Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, protestocuların “meşru taleplerini” dinleyeceklerini belirterek ulusal birlik çağrısı yaptı. Merkez Bankası Başkanı Mohammad Reza Farzin istifa etti; yerine eski Ekonomi Bakanı Abdülnasır Hemmati atandı. Pezeşkiyan, dış yaptırımların ekonomik baskıyı artırdığını savunurken, bazı sübvansiyonların kaldırılacağını duyurdu.
Göstericiler ise ekonomik taleplerin ötesinde siyasi değişim istiyor; “Diktatöre ölüm” ve “Ne Gazze ne Lübnan, hayatım İran için” sloganları öne çıkıyor. Yetkililer, bazı eylemlerin “provokatörler” tarafından kaosa dönüştürüldüğünü iddia ediyor.
PJAK’tan İran Protestolarına Destek Açıklaması
İran’da riyalin rekor değer kaybıyla tetiklenen ve ülke geneline yayılan protestolar altıncı gününde şiddetlenerek devam ederken, Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), eylemleri Jîna (Mahsa) Emînî’nin öldürülmesi sonrası başlayan ‘Jin, Jiyan, Azadî’ isyanının devamı olarak nitelendirdi.
PJAK Meclisi tarafından yayınlanan yazılı açıklamada, “Biz çok renkliyiz ve diktatörlüğe karşı tüm demokratik girişimleri destekliyoruz” vurgusu yapıldı. Rejim karşısında her türlü hak ve özgürlük talebini sahiplenen PJAK, İran halkının mücadelesinin demokratik birlikle başarıya ulaşacağını belirtti.
Açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti’nin yaklaşık yarım asırdır uyguladığı şiddet politikalarıyla toplumları birbirinden ayırdığına dikkat çekildi. Ekonomik krizin kaynağı olarak rejimin servet talanı, savaş harcamaları ve radikal gruplara desteği gösterildi. “Her türlü halk ayaklanması, baskı altındaki toplum kesimlerinin sesini duyurmanın yoludur” denilen açıklamada özetle şu ifadeler yer aldı:
- Krizlerden çıkışın tek yolu birlik ve dayanışmadır.
- Bu süreç, ‘Jin, Jiyan, Azadî’ Devrimi’nin doğrudan devamıdır.
- Temel felsefemiz ‘Jin, Jiyan, Azadî’dir; rejimin meşru talepleri susturma girişimleri boşa çıkacaktır.
- Halkın iradesi sayesinde iktidar, devrimin sesini duymak ve taleplere boyun eğmek zorunda kalacaktır.
- Özgür yaşamı güvence altına alan şey, kadın özgürlüğü mücadelesidir. Kadınlar, öğrenciler ve gençler devrimin öncüsü ve gücüdür.
- İran halkları, ‘Jin, Jiyan, Azadî Devrimi’ni demokrasi ve özgür yaşam için nihai tercih olarak benimsemiştir.
PJAK, protestoların ekonomik taleplerden siyasi değişime evrildiği bu dönemde, tüm kesimlere dayanışma çağrısında bulundu.














































