1. Haberler
  2. Hukuk-Adalet
  3. İliç Madenci Katliamının 6. Duruşması Yarın: Bugüne Kadar Neler Oldu?

İliç Madenci Katliamının 6. Duruşması Yarın: Bugüne Kadar Neler Oldu?

Erzincan İliç’teki Çöpler maden faciası davası yarın 6. duruşmayla sürüyor. Raporlar 9 işçinin ölümünde zincirleme ihmal ve ağır kusurları belgeledi.

featured
0
Paylaş

ERZİNCAN – Erzincan’ın İliç ilçesinde 13 Şubat 2024’te Anagold Madencilik’e ait Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen toprak kaymasında 9 maden işçisinin hayatını kaybettiği katliamın davası, yarın Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 6. duruşmasıyla devam edecek. Faciada yaşamını yitiren işçilerin aileleri, duruşma öncesi saat 08.00’de Erzincan Dörtyol’da “Adalet Yürüyüşü” düzenleyerek seslerini duyurmaya çalışacak.

Madenci katliamında toprak altında kalarak hayatını kaybeden işçiler: Adnan Keklik, Kenan Öz, Ramazan Çimen, Uğur Yıldız, Abdurrahman Şahin, Fahrettin Keklik, Mehmet Kazar, Şaban Yılmaz ve Hüseyin Kara. Cesetlere aylar süren arama çalışmaları sonrası ulaşılmıştı.

Dava, “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” ile “çevreyi taksirle kirletme” suçlarından 43 sanığın yargılandığı bir süreç. Sanıklar arasında şirketin üst düzey yöneticileri ve mühendisleri bulunuyor. Son duruşmada 2 sanığın tahliyesiyle tutuklu sayısı 3’e düşmüştü: Iain Ronald Guille (Operasyonlar Başkan Yardımcısı), Ali Rıza Kalender (Jeoteknik Başmühendisi) ve Selçuk Çiftlik (İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü).

Davaya bugüne kadar hazırlanan bilirkişi raporları ihmalleri gözler önüne sererken, bazı sanıkların tahliyeleri ve aile avukatlarının itirazları damga vurdu.

İşte dava sürecindeki bu unsurlara ilişkin detaylar:

Bilirkişi Raporları: İhmaller Zinciri Ortaya Çıkarıldı

Dava boyunca birden fazla bilirkişi raporu hazırlandı. Bunlar, madenin tasarımından işletilmesine ve facia gününe kadar uzanan ihmalleri detaylandırıyor. İşte öne çıkan raporlar ve bulgular:

  • Mayıs 2024 Tarihli 262 Sayfalık İlk Bilirkişi Raporu: ODTÜ, İTÜ ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa gibi üniversitelerden akademisyenler tarafından hazırlanan bu rapor, faciada 10 milyon metreküp siyanürlü toprağın kaydığını belirtiyor. Anagold Madencilik Türkiye Müdürü Cengiz Yalçın Demirci başta olmak üzere 14 kişi “asli kusurlu”, 26 kişi “tali kusurlu” bulundu. Raporda, çevre kirliliği vurgulandı: Yeraltı ve yüzey sularında cıva, kükürt gibi parametrelerin sınır değerleri aştığı, facia öncesi 2021 ÇED raporunda bile kirletici unsurların yüksek olmasına rağmen kapasite artışına izin verildiği tespit edildi. Ayrıca, dizayn firmasının uyarılarının dikkate alınmadığı, radar ve robotik cihazların alınmadığı, acil eylem planının devreye sokulmadığı ve konteynerlerin güvenli alanda olmadığı belirtildi.
  • Kasım 2025 Tarihli 508 Sayfalık Yeni Bilirkişi Raporu: 6’sı profesör 12 kişilik heyet tarafından hazırlanan bu rapor, facianın üç aşamada (tasarım, işletme ve göçük günü) ciddi ihmaller sonucu meydana geldiğini ortaya koydu. Tasarımda drenaj sistemi yetersizdi, stabilite hesapları sadece “kuru senaryolara” dayanıyordu; aşırı yağış, yoğun sulama veya kısmi tıkanma gibi olumsuz durumlar test edilmedi. İşletme aşamasında aşırı yükleme, yetersiz drenaj ve su yönetimi, radar-piezometre verilerinin görmezden gelinmesi kazayı kaçınılmaz kıldı. 2022’deki öncü kayma yeterince değerlendirilmedi, TARP sisteminde kırmızı alarm verilmesine rağmen tahliye yapılmadı. Bireysel kusurlar şöyle sıralandı:
  • Şirket Operasyon Başkan Yardımcısı Iain Ronald Guille ve Kıdemli Jeoteknik Mühendisi Ali Rıza Kalender: “Ağır derecede özene aykırı hareket.”
  • Operasyon Direktörü Kenan Özdemir: “Özen yükümlülüğünü ağır derecede ihlal.”
  • GRE firması mühendisleri (örneğin Bürgehan Akarsu, Osman Bayrak): Benzer ihmaller.
  • Diğer isimler: Bill Mc Nevin, Berkay Mısır, Hüseyin Üstündağ, Murat Bayrakdar, Abdulkadir Cansız, Karabey Turan, Shaun Keady Swartz, Selçuk Çiftlik, Alperen Turak, Kaan Toker, İshak Aslan, John Harmse, Özgür Kaya, İzzet Tekin, Gizem Gazcı gibi yöneticiler ve mühendisler “özene aykırı” veya “hafif derecede özensiz” bulundu.
  • Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un da “asli kusurlu” olduğu belirtilen raporlarda, “Pozitif ÇED” kararını veren yetkililerin ihmali vurgulandı.
  • Bakanlık Odaklı Raporlar ve Tartışmalar: İlk raporlarda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın sorumluluğu tespit edilmesine rağmen, yeni bir heyet “bilimsel geçerliliği olmayan” bir raporla Bakanlığın kusursuz olduğunu savundu. Bu, savcılığın Bakanlık yetkilileri hakkında takipsizlik kararı vermesine yol açtı.

Raporlar genel olarak, facianın “öngörülebilir” olduğunu ve zincirleme ihmallerden kaynaklandığını vurguluyor.

Tahliyeler: Tutuklu Sayısı Azalıyor

Dava başlangıcında 8 kişi gözaltına alındı, 6’sı tutuklandı. Ancak duruşmalar ilerledikçe tahliyeler yaşandı:

  • İlk Duruşmalar (Mart-Eylül 2025): Tutuklu sanıklar için devam kararı çıktı, ancak bilirkişi raporlarının gecikmesi nedeniyle tahliye talepleri reddedildi.
  • Kasım 2025 (5. Duruşma): Mahkeme, Shaun Keady Swartz ve Ömer Ardıç’ı adli kontrol şartıyla tahliye etti. Savcının görüşü doğrultusunda Iain Ronald Guille, Ali Rıza Kalender ve Selçuk Çiftlik’in tutukluluğu devam etti. Böylece tutuklu sayısı 3’e düştü.
  • Genel Durum: Facia sonrası Cengiz Yalçın Demirci gibi üst düzey yöneticiler kısa sürede serbest bırakıldı. Avukatlar, “asli kusurlu” bulunanların bile tahliye edilebileceğini belirterek, sürecin “utanç verici” olduğunu söylüyor. Yarınki 6. duruşmada yeni tahliyeler gündeme gelebilir.

Aile Avukatlarının İtirazları: “Kamu Görevlileri Korunuyor”

Hayatını kaybeden madencilerin ailelerini temsil eden avukatlar, raporlara, tahliyelere ve soruşturma eksikliklerine sert itirazlarda bulundu:

  • Avukat Akçay Taşçı: Bilirkişi raporlarının Bakanlık kusurunu tespit etmesine rağmen, yeni heyetin “bilimsel olmayan” raporuyla takipsizlik verildiğini vurguladı. “Yapılmak istenen Bakanlık yetkililerini temize çıkarmak” diyerek, Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazı reddedilen karar için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını açıkladı. Mahkemenin taleplerini kabul etmediğini, sanıkları tam dinlemediğini ve davanın “koca bir utanç” olduğunu ifade etti.
  • Avukat Mürsel Ünder: “Asli kusurlu” bulunan Cengiz Yalçın Demirci’nin tutuklanması gerektiğini savundu. Raporlardaki çevre kirliliği bulgularına rağmen ÇED izinlerinin verildiğini, dizayn firması uyarılarının görmezden gelindiğini belirtti. “Yapısal sorunlar şirket üst yönetimini kapsıyor, Demirci’yi de içine alıyor” dedi. Radar alınmamasının kazaya davetiye çıkardığını, facia işaretlerinin önceden görüldüğünü ancak acil planın uygulanmadığını itiraz etti.
  • Diğer İtirazlar: Aileler, kamu görevlilerinin (Bakanlık yetkilileri) iddianameye dahil edilmemesine karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Çevre etkilerinin yeterince tartışılmadığını, facianın “öngörülebilir” olduğunu savunuyorlar. Uğur Yıldız’ın ailesi, takipsizlik kararına karşı hukuki mücadele başlattı.

Aileler ve avukatlar, yarınki duruşma öncesi “Adalet Yürüyüşü” ile seslerini yükseltecek. Dava, ihmallerin hesabının sorulması talebiyle sürüyor.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
k_zg_n
Kızgın
0
_a_rm_
Şaşırmış
https://devrimcidusun.org/wp-content/uploads/2021/04/1.png
Giriş Yap

Devrimci Düşün Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.