ANKARA – Kararnameye göre avro kuru, ilaç fiyat güncellemelerinde kullanılan referans değer olarak iki kademede artırılacak. İlk aşamada kısmi bir yükseliş uygulanacak, ikinci aşamada ise toplam artış yüzde 14,92’ye ulaşacak. Bu değişiklikle eczanelerde satılan ilaçların fiyatlarında önemli bir yukarı yönlü revizyon öngörülüyor. Ancak karar, mevcut ekonomik koşullarda ilaç erişimini iyileştirmekten uzak görünüyor.
Eczacıların Eleştirileri
Eczacılar Birliği ve sektör temsilcileri, resmi kurun gerçek piyasa değerinin çok altında kaldığını ifade etti. Bir eczacı, “Gerçek avro kuru 51 TL’nin üzerinde seyrederken, ilaç fiyatlarında kullanılan 29 TL’lik kur, zaten ilaç tedarik zincirini sürdürülemez hale getiriyor. Sorun zam değil, ilaç fiyatlarını uzun yıllardır baskı altında tutan, yerli üretimi yok sayan ve dışa bağımlılığı derinleştiren politikalar” dedi.
Eczanelerde stok erimesi, ilaç kıtlığı ve özellikle kronik hastaların kullandığı ilaçlara erişim sorunları giderek artıyor. İlaç firmalarının düşük kur nedeniyle üretimi sınırlaması veya ihracata yönelmesi, iç piyasada arz açığı yaratıyor. Bu durum, özellikle düşük gelirli kesimlerin temel sağlık hakkını doğrudan etkiliyor.
Sistematik Sorunlar ve Emekçi Halkın Yükü
İlaç fiyatlandırmasındaki bu tür ayarlamalar, halkın cebinden çıkan giderleri artırırken, ilaç tekellerinin kâr marjlarını koruma amacına hizmet ediyor. Yabancı sermayeye bağımlı ilaç üretimi ve ithalat modeli, kur oynaklıklarında emekçi kesimleri en ağır şekilde vuruyor. Eczacıların işaret ettiği gibi, asıl mesele kur zammı değil; kamu kaynaklarının ilaç tekellerine aktarılmasına dayalı, halk sağlığını ikinci plana atan politikaların devam etmesi.
Karar, sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesinin ve emperyalist sermayeye bağımlılığın yarattığı yapısal krizin bir yansıması olarak öne çıkıyor. İlaç erişimindeki sorunlar, temel bir insan hakkı olan sağlık hizmetinin piyasalaştırılmasının en somut sonuçlarından biri olmaya devam ediyor.




