Grev Hakkı Yoksa Toplu Sözleşme de Yok: ‘İşçi Ricacı Konumuna Düşürülüyor’

İstanbul’da düzenlenen “Karşılaştırmalı Hukuk Boyutunda Grev ve Toplu Eylem Hakkı” sempozyumunda, grev hakkının uluslararası sözleşmelerdeki yeri, “millî güvenlik” gerekçesiyle yapılan grev ertelemeleri ve sendikal barajlar ele alındı. Sempozyumda, grev hakkının toplu pazarlığın etkili bir aracı olduğu vurgulandı.

featured
Paylaş
Grev Hakkı Yoksa Toplu Sözleşme de Yok: ‘İşçi Ricacı Konumuna Düşürülüyor’ Haberi sesli dinleyebilirsiniz
00:00 --:--
Hız

İSTANBUL – İstanbul’da düzenlenen “Karşılaştırmalı Hukuk Boyutunda Grev ve Toplu Eylem Hakkı” sempozyumunda, işçilerin sendikal hakları ve toplu pazarlık süreçlerinde grevin rolü tartışıldı. Uluslararası sözleşmeler çerçevesinde grev hakkının hukuki dayanaklarının ele alındığı etkinlikte, Türkiye’de grevlerin “millî güvenlik” gerekçesiyle ertelenmesi ve sendikal barajların örgütlenme özgürlüğüne etkisi gündeme geldi.

Toplu sözleşme hakkının grev hakkından ayrı düşünülemeyeceğine dikkat çekilen sempozyumda, grev olanağının bulunmadığı koşullarda toplu pazarlığın işçiler açısından etkisini yitirdiği vurgulandı. “Grev hakkı olmayan toplu sözleşme ricacılıktan ibarettir” sözü, işçilerin taleplerini kabul ettirebilmesi için grev hakkının taşıdığı önemi ortaya koydu.

Grev ertelemeleri sendikal hakları tartışmaya açıyor

Türkiye’de grevlerin “millî güvenlik” gerekçesiyle ertelenmesi, sempozyumun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Grev ertelemelerinin işçilerin mücadele araçlarını sınırlaması ve toplu pazarlık sürecindeki güç dengesini işverenler lehine değiştirmesi, sendikal hakların kullanımı bakımından tartışılıyor.

Grev, işçilerin çalışma koşulları, ücretleri ve sosyal hakları konusunda taleplerini kabul ettirmek için başvurdukları temel mücadele araçlarından biri. Bu hakkın kullanılamadığı durumlarda toplu sözleşme sürecinin işçiler açısından ne ölçüde etkili olabileceği de sempozyumda ele alınan temel sorunlar arasında bulunuyor.

grev hakki1

Sendikal barajlar örgütlenme özgürlüğü açısından ele alındı

Sempozyumda tartışılan bir diğer başlık ise sendikal barajlar oldu. Sendikaların toplu sözleşme yetkisi kazanmasına ilişkin koşullar, işçilerin örgütlenme ve temsil hakları açısından değerlendirildi.

Sendikal örgütlenmenin önündeki yasal engeller ile grev hakkına getirilen sınırlamalar, işçilerin ortak taleplerini toplu biçimde savunma olanaklarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle grev hakkı, yalnızca bir iş bırakma biçimi değil, işçilerin toplu pazarlıkta söz sahibi olabilmesinin de temel koşullarından biri olarak öne çıkıyor.

Sempozyumda uluslararası hukuk ile Türkiye’deki uygulamalar karşılaştırmalı olarak ele alınırken, grev ve toplu eylem hakkının sendikal özgürlükler içindeki yeri yeniden gündeme taşındı.

https://devrimcidusun.org/wp-content/uploads/2021/04/1.png
Giriş Yap

Devrimci Düşün Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

DEV-KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Merhaba, Ziyaretçi 👋

Bugün nasıl yardımcı olabilirim?

Emek Grev Hakkı Yoksa Toplu Sözleşme de Yok: ‘İşçi Ricacı Konumuna Düşürülüyor’

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir