İSTANBUL – Sosyalist partilere ve kurumlara dönük düzenlenen operasyonlarda gözaltılar, tutuklamalar ve keyfi soruşturmalarla geniş bir baskı dalgası yaratıldı. Avukatlar, toplantıda delil yetersizliği, işkence iddiaları, savunma hakkının gaspı ve uzun süreli tutukluluk gibi sistematik ihlalleri somut örneklerle dile getirdi. Bu süreçler, devletin muhalif siyasi örgütlenmeleri hedef alan faşist yöneliminin devamı olarak değerlendiriliyor.
Katılımcı Kurumların Değerlendirmesi
Toplantıda yer alan IHD, ÇHD, ÖHD ve diğer hukukçu örgütleri temsilcileri, operasyonların yalnızca ESP’yi değil, tüm ilerici ve emekçi hareketini sindirmeyi amaçladığını belirtti. Hukuk örgütleri, savunma hakkının fiilen ortadan kaldırıldığı, dosyaların siyasi talimatlarla şekillendirildiği ve bağımsız yargı ilkesinin yok sayıldığını vurguladı. Bu tür baskılar, Türkiye’de sol ve sosyalist yapılara karşı uzun yıllardır sürdürülen politikaların güncel halkasıdır.
Sosyalist kurumlara yönelik bu operasyonlar ve ardından gelen hukuki süreçler, egemen sınıfların ve devlet aygıtının, emekçi halkın örgütlü mücadelesini kırma girişimini yansıtmaktadır. Basın toplantısı, hak ihlallerini kamuoyuna duyurarak, ilerici hukukçuların ve demokratik kurumların gerici uygulamalara karşı ortak tutumunu ortaya koymuştur. Bu tür siyasi davalar, toplumsal muhalefeti susturma aracı olarak kullanılmaya devam ederken, avukatların ve hak örgütlerinin direnişi, baskı mekanizmalarına karşı anlamlı bir karşı duruş oluşturmaktadır.


































