İSTANBUL – İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameyi kabul ederek Ekrem İmamoğlu ve üç sanık hakkında “siyasal casusluk” suçlamasıyla dava açılmasına karar verdi. İddianamede, sanıkların devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin ettiği öne sürülerek her biri hakkında 20 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Soruşturma kapsamında Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan bazı isimlerin de sanık olarak yer aldığı belirtildi. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte duruşma süreci başlayacak ve sanıklar mahkeme huzurunda savunmalarını yapacak.
Bu gelişme, CHP cephesinde ve muhalefet çevrelerinde sert tepkilere yol açtı. Birçok siyasi isim, iddianamenin hukuki değil siyasi saiklerle hazırlandığını savunarak “siyasal muhalefetin susturulmaya çalışıldığını” ifade etti.
Davanın seyri, önümüzdeki dönemde siyasi gündemin en önemli başlıklarından biri haline gelmesi bekleniyor. Sanıkların avukatları, iddianamenin yetersiz delillere dayandığını ve suç unsurlarının oluşmadığını belirterek mahkeme sürecinde beraat talep edeceklerini duyurdu.
“Siyasal Casusluk” İddianamesinin Detayları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan ve İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, Ekrem İmamoğlu “örgüt lideri” olarak nitelendiriliyor. İddianame, İmamoğlu’nun 2019 yerel seçimlerinden 2025’e kadar süren süreçte “İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” kurarak CHP’yi yasa dışı yöntemlerle ele geçirdiği, Cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturmak amacıyla mali suçlar işlediği ve İstanbul vatandaşlarının kişisel verilerini yabancı ülke istihbarat birimlerine aktararak siyasal casusluk yaptığı iddialarını içeriyor.
Sanıklar Ekrem İmamoğlu, danışmanı ve kampanya direktörü Necati Özkan, TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ile iş insanı Hüseyin Gün hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 328. maddesi kapsamında “devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla temin etmek” suçundan 15 yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası isteniyor. İddianamenin yaklaşık 160 sayfalık büyük bölümü, etkin pişmanlıktan yararlanan Hüseyin Gün’ün telefonundan elde edilen dijital materyaller, yazışmalar ve ifadelere dayanıyor. Gün’ün CIA, Mossad ve MI6 gibi yabancı istihbarat servisleriyle temas halinde olduğu, bu temasların Özkan ve Yanardağ üzerinden İmamoğlu’na uzandığı öne sürülüyor.
Mahkeme tensip zaptında, “kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunduğu” belirtilerek sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Delil toplama işlemlerinin tamamlanmadığı ve savunmaların alınmadığı gerekçesiyle bu karar alındı. İlk duruşma 11 Mayıs 2026 saat 10.00’da Silivri Marmara Ceza İnfaz Kurumları kampüsündeki duruşma salonunda yapılacak.
İddianamenin kabulüyle birlikte dava süreci resmen başladı.







































