VAN – Demokratik Kurumlar Platformu, Kürtçe’nin eğitim dili olması ve kamusal alanda serbestçe kullanılabilmesi için kapsamlı bir çağrı yayımladı. Platform adına yapılan açıklamada, Türkiye’de yaşayan milyonlarca Kürt vatandaşın anadilinin eğitimde ve kamu hizmetlerinde kullanılmasının önündeki engellerin hem uluslararası insan hakları sözleşmelerine hem de demokratik standartlara aykırı olduğu vurgulandı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kürtçe, milyonlarca insanın ana dili olmasına rağmen eğitimde, yargıda, sağlıkta ve kamu hizmetlerinde sistematik olarak dışlanmaktadır. Anadilde eğitim, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve UNESCO’nun dil hakları ilkeleriyle güvence altına alınmış temel bir haktır. Bu hakkın tanınmaması, kültürel asimilasyon politikalarının devamı anlamına gelmektedir.”
Platform, taleplerini şu başlıklar altında sıraladı:
- Kürtçe’nin ilkokuldan üniversiteye kadar eğitim dili olarak kabul edilmesi ve anadilde eğitimin zorunlu seçmeli ders statüsünden çıkarılması,
- Kamu kurumlarında, mahkemelerde, hastanelerde ve resmi yazışmalarda Kürtçe’nin eşit ve resmi dil statüsüne kavuşması,
- Kamu binaları, yol tabelaları, belediye hizmetlerinde ve toplu taşıma araçlarında Kürtçe’nin Türkçe ile birlikte kullanılması,
- Kürtçe yayın yapan medya kuruluşlarının önündeki baskı ve sansürün kaldırılması,
- Kamu personeli alımında ve atamalarda Kürtçe bilenlerin avantaj sağlanması.
Demokratik Kurumlar Platformu, Van’daki açıklamaya katılan sivil toplum örgütleri, sendikalar, meslek odaları ve siyasi parti temsilcilerinin ortak iradesini yansıtarak, “Bu talepler, sadece Kürt halkının değil, Türkiye’nin demokratikleşme ve barış sürecinin de temel taşlarından biridir. Engeller kaldırılmadan gerçek eşitlik ve kardeşlik sağlanamaz” mesajını verdi.
Açıklamanın ardından platform üyeleri, Van Valiliği önünde basın açıklaması yaparak taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Eyleme destek veren gruplar arasında DİSK, KESK, TMMOB, TTB, DBP, DEM Parti ve çeşitli dernek temsilcileri yer aldı. Platform, çağrının Türkiye genelinde benzer platformlar tarafından da sahiplenilmesini ve konunun TBMM gündemine taşınmasını talep etti.







































