KIRIKKALE – Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Gökhan Gündüz, cezaevindeki bazı uygulamaları protesto etmek amacıyla 25 Mayıs 2017’de kantin önünde oturma eylemine başladı. İnfaz koruma memurları, eyleme müdahale etti. 

tvhaberi’nden Ali Uludağ’ın haberine göre: Bu sırada iddiaya göre, R.Ş. adlı infaz koruma memuru tarafından yere yıkılan ve kafası betona vurulan Gökhan Gündüz’ün kolu büküldü. Bükmenin etkisiyle kolu kırılan Gündüz, bu şekilde kolundan tutulup sürüklenerek götürüldü. Hastaneye kaldırılan Gündüz’ün kolunun kırıldığı tespit edildi.

“Kendisini yere attı” raporu

Nöbetçi müdürün arasında bulunduğu 5 infaz koruma memuru, olaya ilişkin skandal bir tutanak tuttu. Tutanakta olay, “Tutuklu koğuş şebekesi girişine getirildiğinde kapının açılması beklenirken kasten kolunun üzerine gelecek şekilde kendisini sertçe yere attı” şeklinde anlatıldı. Bu tutanak nedeniyle gardiyanlar hakkında idari soruşturma başlatıldı ancak sonunda ceza çıkmadı.

Kolu kırılana ceza

Kolu kırılan Gökhan Gündüz’e ise disiplin soruşturması sonunda gereksiz olarak marş söyleme veya slogan atma eylemi nedeniyle bir ay haberleşme veya iletişim (mektup) araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası verildi. Gündüz ile birlikte eyleme katılan diğer üç hükümlünün ise hücreye koyma veya ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma gibi cezalarla cezalandırılması kararlaştırıldı.

İlgili Haber:  Cezaevlerindeki Açlık Grevleri 4. Grup ile 17’nci Gününde

Savcılık takipsizlik verdi

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı ise Gökhan Gündüz’ün şikayeti üzerine infaz koruma memurları hakkında başlattığı soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Kendisi de tutukluyken cezaevindeyken infaz koruma memurları tarafından kolu kırılan Avukat Engin Gökoğlu, müvekkili adına AYM’ye başvurdu. 

AYM: Kol kırma eziyettir

Anayasa Mahkemesi, yaptığı değerlendirme sonucunda tutuklunun kolunun kırılmasını “eziyet” olarak nitelendirdi ve infaz koruma memurları hakkında yeniden soruşturma yapılmasına karar verdi. Bu nedenle kararın örneğini Kırıkkale Başsavcılığı’na gönderen AYM, Gökhan Gündüz’e ise 70 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. 

Kamera görüntüleri incelenmeli

Yüksek Mahkeme, gerekçeli kararında savcılığın olaya ilişkin eksik soruşturma yapmasını eleştirdi.  Olayla ilgili olarak infaz koruma memurları hakkında açılan disiplin soruşturmasına ilişkin dosyadan, olay yerine ilişkin kamera görüntülerinin olduğu anlaşıldığı ifade edilen kararda, şu değerlendirme yapıldı:

“Bununla birlikte disiplin soruşturmasında muhakkik, adli soruşturmada da Cumhuriyet savcısı tarafından kamera görüntülerinin içerikleri ortaya konulmamış ve infaz koruma memurlarının beyanlarının görüntülerle uyumlu olup olmadığı tespit edilmemiştir. Dolayısıyla bu görüntüleri çözümleyerek gerçekte neler yaşandığını ortaya koyup olayı aydınlatabilecek imkâna sahip olan soruşturma makamlarının bu konuda sessiz kalması, onlara düşen -açıklama yapma şeklindeki- ispat yükümlülüğüne aykırılık oluşturmaktadır. Bu durumda başvurucunun iddiaları doğrultusunda kamu görevlileri tarafından kolunun bükülerek kırıldığının kabulü gerekmektedir. Somut olayın gerçekleşme koşulları, başvurucunun kolunda meydana gelen kırığın niteliği ve bu durumun başvurucu üzerindeki muhtemel fiziksel etkileri birlikte değerlendirildiğinde eylemin eziyet olarak nitelendirilmesi mümkündür.”

İlgili Haber:  Savcılık, ATK ve Hastane Üçgeninde Ölüm

“Etkili soruşturma yapılmadı”

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda İnfaz Kurumunun bilgilendirme yazısı ve içeriği üzerinden bir sonuca ulaşıldığına işaret edilen kararda, savcılığın herhangi bir soruşturma işlemi yapmadığı vurgulandı. Kararda, şöyle denildi:

“Öte yandan Savcılığın kararından, başvurucuda bir yaralanma meydana gelip gelmediği veya geldiği kabul edilse dahi söz konusu yaralanmanın kamu görevlilerinin müdahalesi sonucunda mı gerçekleştiği hususunda açık bir değerlendirme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle yaralanmanın niteliği ve nasıl gerçekleştiği aydınlatılmış değildir. Dolayısıyla soruşturmadaki eksiklikler ve ulaşılan sonuç Savcılığın gerçeği ciddiyetle öğrenme çabası içinde olduğu konusunda kuşku uyandırmaktadır. Tüm bu eksiklikler birlikte değerlendirildiğinde başvurucuya karşı kötü muamele oluşturduğu iddia edilen eylemlere yönelik olayın aydınlatılması amacıyla etkili bir ceza soruşturması yürütülmediği sonucuna ulaşılmıştır.”