ANKARA – Resmi Gazete’nin 11 Şubat 2026 tarihli sayısında yer alan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında önemli görev değişiklikleri yapıldı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un “affını istemesi” üzerine boşalan koltuğa İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı. İçişleri Bakanlığı’nda ise Ali Yerlikaya’nın yerine Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi getirildi.
Kararnameye göre, Yılmaz Tunç’un görevden affını talep etmesi üzerine Adalet Bakanlığı’na İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı. Gürlek, uzun yıllar İstanbul’da ağır ceza davalarına bakan bir isim olarak tanınıyor ve özellikle FETÖ davaları ile Gezi Parkı olaylarına ilişkin soruşturmalarda başsavcılık görevini yürütmüştü. Atama, yargı camiasında geniş yankı uyandırdı.
İçişleri Bakanlığı’nda ise Ali Yerlikaya’nın görevine son verilerek yerine Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi getirildi. Çiftçi, daha önce İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı ve çeşitli valilik görevlerinde bulunmuş, son dönemde Erzurum’da görev yapıyordu. Yerlikaya’nın yaklaşık üç yıldır sürdürdüğü bakanlık görevinden ayrılması, kabinedeki en uzun süreli isimlerden biri olarak dikkat çekti.
Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından yapılan açıklamada, atamaların “devletin etkin yönetimini güçlendirme ve yeni dönem ihtiyaçlarına uyum sağlama” amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Ancak resmi bir gerekçe sunulmazken, siyasi kulislerde “görev süresi dolumu, performans değerlendirmesi mi yoksa başka nedenler mi” soruları gündeme geldi.
Yılmaz Tunç ve Ali Yerlikaya’nın görevden ayrılışları, son dönemde kamuoyunda tartışılan bazı konularla ilişkilendirilse de resmi düzeyde herhangi bir bağlantı kurulmadı. Tunç’un “affını istemesi” ifadesi, görevden kendi isteğiyle ayrıldığı şeklinde yorumlanırken, Yerlikaya’nın durumu hakkında ise net bir bilgi paylaşılmadı.
Atamaların ardından yeni bakanlar kısa süre içinde yemin ederek görevlerine başlayacak. Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi’nin kabineye katılmasıyla Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında yeni dönem başlıyor. Siyasi analistler, bu değişikliklerin önümüzdeki aylarda hükümetin güvenlik ve yargı politikalarında -siyasi iktidar lehine daha- belirgin etkiler yaratabileceğini değerlendiriyor.




































