ANKARA – 14 Eylül 2026 tarihli genelgede, bilişim teknolojileri nedeniyle çocuk ve gençlerin internet ve sosyal medya üzerinden “genel ahlaka aykırı, müstehcen veya beden ve ruh sağlıkları ile toplumsal, ruhsal ve ahlaki gelişimlerini olumsuz etkileyebilecek içerik ve yönlendirmelere” maruz kaldığı belirtiliyor. Bu içeriklerin toplumu “ahlaksızlığa ve cinsiyetsizleştirmeye” teşvik ettiği ifade ediliyor.
Genelgede, Türk Ceza Kanunu’nun müstehcenlik, çocukların cinsel istismarı, hayasızca hareketler, fuhuş ve örgüt kurma gibi maddelerine atıf yapılarak soruşturmaların etkin, süratli ve özenli yürütülmesi isteniyor. Çocukların kullanıldığı içeriklerde nitelikli hallerin titizlikle değerlendirilmesi, dijital delillerin kaybolmadan muhafaza edilmesi ve uzman savcıların görevlendirilmesi talimatı veriliyor. Organize yapılanma şüphesi halinde eş zamanlı mali inceleme yapılması da emrediliyor.
Anayasal ve Uluslararası Dayanaklar
Metinde Anayasa’nın 41. maddesinde ailenin toplumun temeli olduğu, 58. maddede gençlerin kötü alışkanlıklardan korunması gerektiği vurgulanıyor. Düşünceyi açıklama ve basın hürriyetinin kamu düzeni, genel sağlık ve genel ahlak amacıyla kanunla sınırlandırılabileceği hatırlatılıyor. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Avrupa Konseyi’nin ilgili sözleşmelerine de atıf yapılıyor.
5651 sayılı İnternet Yasası kapsamında, aileyi, çocukları ve gençleri hedef alan yayınlar için içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi işlemlerinin derhal başlatılması isteniyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Siber Güvenlik Başkanlığı ve kolluk kuvvetleriyle koordinasyon sağlanması da genelgede yer alıyor.
Operasyonlar ve Uygulama Alanı
Genelge, dernek, işyeri ve çok sayıda kişiye yönelik operasyonların ardından sosyal medya hesaplarının engellenmesi sürecinde yayımlanmış durumda. “Cinsiyetsizliğe teşvik eden faaliyetlerin” çeşitli araç suçlarla gerçekleştirildiği değerlendirmesine yer verilerek, bu faaliyetlerin arkasındaki amaç ve yöntemlerin araştırılması, suç şüphesi halinde gereğinin yapılması talimatı veriliyor. Suçtan gelir elde edildiğine dair emare bulunması halinde mali soruşturma da zorunlu kılınıyor.
Genelge, çocukların üstün yararının gözetilmesini ve mağdur çocukların ikincil örselenmesinin önlenmesini de vurguluyor. Ancak uygulama, ifade özgürlüğü, dijital içerik ve sivil toplum faaliyetleri üzerinde geniş denetim yetkisi yaratacak bir çerçeve sunuyor.


































