İSTANBUL – Türkiye Barolar Birliği’ne bağlı 80 baro, 15 Şubat 2026 tarihinde yayımladıkları ortak deklarasyonla Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarına karşı net bir duruş sergiledi. Göreve geldikten sonra katıldığı ilk televizyon programında konuşan Bakan Gürlek, tutuklu ve hükümlülerin avukatlarıyla sabah 08.00’den gece 24.00’e kadar görüşebildiğini, not ve talimatlarını dışarı çıkarabilmesini “mevzuat boşluğu” olarak tanımlamış ve bu konuda yasal düzenleme yapılacağı talimatı verdiğini açıklamıştı.
Deklarasyonda, “Savunma hakkı, adil yargılanmanın temel unsuru olup Anayasa’nın 36. maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümleriyle güvence altına alınmıştır. Avukat-müvekkil görüşmesinin süresi ve içeriği kısıtlanamaz; bu görüşmeler gizli, serbest ve kesintisizdir. Bakan’ın ‘mevzuat boşluğu’ iddiası gerçeği yansıtmamakta, aksine mevcut yasal çerçevenin fiilen uygulanmamasından kaynaklanan sorunları örtbas etmeye yöneliktir” ifadelerine yer verildi.
Barolar, sorunun yasal boşluk değil, ceza infaz kurumlarında kapasite sorunları, personel yetersizliği ve keyfi uygulamalarla görüşme sürelerinin fiilen kısıtlanması olduğunu vurguladı. Deklarasyonda ayrıca “Savunma hakkını daraltmaya, avukat-müvekkil ilişkisini denetim altına almaya yönelik her türlü girişim, hukuk devletinin temel ilkelerine aykırıdır. Bu tür girişimler karşısında meslek örgütü olarak kararlılıkla mücadele edeceğiz” denildi.
İstanbul Barosu’nun öncülüğünde hazırlanan ortak metne, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki baroların tamamına yakını imza attı. Deklarasyon, yargı bağımsızlığı, savunma hakkı ve avukat-müvekkil gizliliği tartışmalarını yeniden alevlendirirken, hukuk camiasında Bakan Gürlek’in açıklamalarının yarattığı rahatsızlığın boyutunu gösterdi. Barolar, konunun takipçisi olacaklarını ve gerekli hukuki adımları atacaklarını bildirdi.






