ANKARA – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Alican Uludağ’ın çeşitli tarihlerde yayınlanan haberleri ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterildi. Savcılık, Uludağ’ın yazılarında hükümet politikalarını eleştirdiği, yargı kararlarını ve cumhurbaşkanını hedef aldığı iddiasıyla üç ayrı suçlamada bulundu.
Talepler şöyle:
- Cumhurbaşkanına alenen hakaret: 4 yıl 8 aya kadar hapis
- Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma: 3 yıla kadar hapis
- Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama: 15 yıl 9 aya kadar hapis
Toplamda 23 yıl 5 aya kadar hapis cezası istenen iddianame, Uludağ’ın tutuklu bulunduğu süreci de kapsıyor.
Otokratik Rejimin Gazetecilere Yönelik Sistemli Saldırısı
Alican Uludağ’ın yargılanması, emperyalist işbirlikçisi iktidarın muhalif basın ve ifade özgürlüğünü bastırma politikasının yeni bir halkasıdır. Benzer suçlamalarla yüzlerce gazeteci, yazar ve sosyal medya kullanıcısı yıllardır tutuklu bulunuyor. Haber yapmak, eleştirel yorumda bulunmak “hakaret”, “aşağılama” ve “yanıltıcı bilgi yayma” gibi muğlak ve geniş yorumlanabilir maddelerle cezalandırılıyor.
Uludağ’ın dosyasında somut delil yerine genel ifadeler ve haber metinlerinin bağlamından koparılarak sunulması, bu tür davaların hukuki olmaktan ziyade siyasi bir nitelik taşıdığını gösterdi. Gazetecilik faaliyetinin suç unsuru haline getirilmesi, otokratik rejimin bilgi akışını kontrol altına alma ve halkın gerçekleri öğrenmesini engelleme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Bu iddianame, basın özgürlüğüne yönelik ağır bir saldırı niteliğindedir. Tutuklu gazeteci Alican Uludağ’a yöneltilen 23 yıl 5 aya kadar hapis talebi, iktidarın eleştirel sesleri susturmak için yargıyı araçsallaştırdığını bir kez daha kanıtlamıştır. Uludağ’ın ve benzeri davaların tümü, faşizmin ifade özgürlüğünü yok etme girişimine karşı verilen mücadelenin önemli bir cephesini oluşturuyor.





