ANKARA – Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın hazırladığı yasal düzenleme taslağı, Türkiye’de sosyal medya ve çevrim içi oyun platformları için kimi değişiklikler getiriyor. Taslak, 15 yaş altındaki çocuklara sosyal medya kullanımını tamamen yasaklıyor ve platformlara yaş doğrulama (kimlik doğrulaması) zorunluluğu yüklüyor. Ancak taslak, sosyal medya kullanımının bir tür fişleme işlevi göreceği, ifade özgürlüğü önünde yeni bir engel olacağı yönünde de ciddi endişeler var.
Bugün(29 Ocak) itibarıyla TBMM’ye sunumu yapılan ve yakında yasalaşması beklenen düzenlemenin en çarpıcı maddeleri şöyle:
- 15 yaş altına tam yasak: 15 yaşını doldurmamış çocuklar, sosyal medya platformlarında (Instagram, TikTok, X, Facebook vb.) hesap açamayacak ve hizmet alamayacak. Sosyal ağ sağlayıcıları, bu yasağın uygulanması için yaş doğrulama sistemleri kurmakla yükümlü olacak.
- Kimlik doğrulaması zorunlu: Hesap açılışında veya girişte yaşını doğrulayamayan kullanıcılar platformlara erişemeyecek. Doğrulama yöntemleri arasında kimlik belgeleri, biyometrik veriler (yüz tanıma gibi), e-Devlet entegrasyonu veya benzeri teknik tedbirler yer alacak.
- 15-18 yaş arası için ebeveyn denetimi: Reşit olmayan gençler için platformlar ayrıştırılmış hizmet sunacak ve ebeveyn kontrol araçları (ebeveyn onayı, kullanım izleme, kısıtlama seçenekleri) zorunlu hale getirilecek.
- Dijital oyunlara da aynı kurallar: Çevrim içi oyun platformları da yaş doğrulaması ve içerik derecelendirmesi yapmak zorunda kalacak. Uyumsuz içerikler BTK tarafından hızla kaldırılacak.
- Platformlara ağır yükümlülükler: Sosyal medya şirketleri ve oyun dağıtıcıları, BTK’ya düzenli rapor sunacak, algoritma ve veri işleme detaylarını paylaşacak. Türkiye’den yüksek erişimli yabancı platformlar temsilci bulundurma ve denetimlere uyma zorunluluğu taşıyacak. Uyumsuzluk halinde erişim engeli veya ağır cezalar gündemde.
Bakanlık, düzenlemeyi çocukların beden algısı, psikolojik sağlığı ve zararlı içeriklere maruz kalmasını önleme amacıyla gerekçelendiriyor. Avrupa’daki benzer uygulamalara (örneğin İngiltere’nin 16 yaş altı yasağı) atıf yapılarak, “çocukları algoritmalara teslim etmiyoruz” vurgusu yapılıyor.
Uzmanlar ve kamuoyunda ise tartışma sürüyor: Kimlik doğrulama sistemlerinin etkinliği, çocukların yaş yanıltma yöntemleri (sahte tarih girme, VPN kullanımı vb.) ve ifade özgürlüğü üzerindeki olası etkiler soru işaretleri yaratıyor.
Taslağın TBMM’de görüşülmesi ve yasalaşması halinde, sosyal medya artık “anonim” veya “yaş gizli” kullanıma izin vermeyecek bir döneme giriyor. Doğrulayamayan giremeyecek. dijital dünyada yeni bir kimlik duvarı yükseliyor!






































