ANKARA – Trump, İran’la süren çatışma nedeniyle boğazın fiilen kapanması sonucu küresel enerji piyasalarında yaşanan kesintilere dikkat çekti. ABD’nin bu rotadan petrol ithalatının sınırlı olduğunu, buna karşın Avrupa ve Çin gibi ekonomilerin büyük ölçüde Körfez petrolüne dayandığını belirtti. Bu bağımlılık nedeniyle müttefiklerin boğazı açık tutmak için savaş gemisi göndermesi gerektiğini savundu.
Müttefiklere Baskı ve NATO’nun Geleceği
Trump, NATO üyesi ülkelerin boğaz güvenliğine katkı sağlamamasının ittifakın geleceğini olumsuz etkileyeceğini ifade etti. İngiltere başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin yeterli adımı atmadığından yakınırken, Çin’e de doğrudan çağrıda bulundu. Boğazın kapanmasının küresel enerji arzını tehdit ettiğini öne sürerek, bu yükün yalnızca ABD’ye bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Bazı NATO üyeleri ve diğer ülkelerden gelen olumsuz yanıtlar üzerine Trump’ın baskıyı artırdığı görülüyor. Almanya, Japonya ve Avustralya gibi ülkeler, askeri operasyona katılmayacaklarını açıklamıştı. Trump’ın bu tutumu, ittifak içindeki yük paylaşımı tartışmalarını yeniden alevlendirirken, ABD’nin tek taraflı askeri müdahalelerine bağımlı hale gelme eleştirilerini güçlendiriyor.
Trump’ın açıklamaları, emperyalist güçlerin enerji kaynakları üzerindeki hakimiyet mücadelesinde müttefiklerini dahi baskı altına aldığını gösteriyor. Küresel kapitalist sistemin enerji bağımlılığı, çatışmaları derinleştirerek halkların katledilmesi, yıkım, yoksulluk, zorunlu göçler ve enerji maliyetlerini artıran sonuçlar doğuruyor.






