İSTANBUL – ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik tansiyonu yeniden zirveye taşıyan bir açıklama yaptı. Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, ABD’ye ait devasa bir donanma gücünün (armada) İran’a doğru hızla ilerlediğini duyurdu. Trump, Tahran yönetimine nükleer program konusunda derhal masaya oturup yeni bir anlaşma yapma çağrısında bulundu; aksi takdirde önceki saldırılardan çok daha şiddetli bir operasyon düzenleneceği uyarısını yaptı.
Trump’ın paylaşımında kullandığı ifadeler şöyle: “İran’a doğru devasa bir armada yola çıktı. Büyük bir güç, coşku, hız ve amaçla hareket ediyor. Bu filo, Venezuela’ya gönderilenden daha büyük ve başında muhteşem uçak gemisi USS Abraham Lincoln bulunuyor. Venezuela’da olduğu gibi, gerekirse hız ve şiddet kullanarak görevini süratle yerine getirmeye hazır, istekli ve muktedir. Zaman hızla daralıyor. İran’a daha önce de söylediğim gibi: ANLAŞMA YAPIN! Yapmadılar ve bunun sonucunda ‘Operation Midnight Hammer’ (Gece Yarısı Çekici Operasyonu) gerçekleşti; İran’da büyük bir yıkım yaşandı. Bir sonraki saldırı çok daha kötü olacak! Bunun yeniden olmasına izin vermeyin.”
Trump, Haziran 2025’te İsrail-ABD ortaklığıyla gerçekleştirilen ve İran’ın Natanz, Fordo ve İsfahan’daki nükleer tesislerini hedef alan saldırıları hatırlatarak, Tahran’ın nükleer silahlardan vazgeçmesi ve “adil, eşit ve herkes için iyi” bir anlaşma müzakere etmesi gerektiğini vurguladı. ABD Başkanı, İran’ın nükleer programını “yok ettiğini” iddia ettiği önceki operasyondan sonra Tahran’ın hâlâ tehdit oluşturduğunu savundu.
USS Abraham Lincoln liderliğindeki uçak gemisi saldırı grubu, Orta Doğu sularına konuşlandırılmış durumda. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), bu hamlenin “bölgesel güvenlik ve istikrarı teşvik etmek” amacıyla yapıldığını açıkladı. Ancak Trump’ın açıklamaları, donanmanın caydırıcılıktan öte, olası bir askeri harekât için konumlandığı izlenimini güçlendiriyor.
İran cephesinden ise henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak Tahran yönetimi, daha önceki açıklamalarında herhangi bir ABD saldırısına “hızlı ve kapsamlı” karşılık vereceğini belirtmişti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, son günlerde ABD ile doğrudan temas olmadığını, ancak bölgesel ülkelerle koordinasyon halinde olduklarını ifade etti. İran medyası, Trump’ın tehditlerini “savaş çığırtkanlığı” olarak nitelendirerek, rejimin nükleer programının “barışçıl” olduğunu savunmaya devam ediyor.
Bu gelişmeler, İran’da devam eden iç karışıklıklarla birleşince bölgedeki gerilimi iyice tırmandırdı. Ekonomik kriz, riyalin değer kaybı ve protestoların bastırılması nedeniyle on binlerce kişinin sokağa döküldüğü İran’da, Trump’ın “yardım eli” uzattığı ima edilen muhalif kesimler için de umut ve endişe kaynağı oldu.






































