Rojava’ya (Kuzey ve Doğu Suriye) yönelik devam eden ağır silahlı saldırılar, Türkiye’nin birçok kentinde öfke ve dayanışmayla karşılandı. DEM Parti öncülüğünde ve demokratik kurumların desteğiyle düzenlenen yürüyüş, basın açıklaması ve protestolarda, Kobanê’den Hemdûn köyüne uzanan katliam girişimleri kınandı; “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür, teslim alınamaz” mesajı haykırıldı.
Hakkâri
Demokratik Kurumlar Platformu’nun çağrısıyla “Rojava için yürüyoruz” şiarıyla kent merkezinde binlerce kişi yürüdü. “Bijî berxwedana Rojava” sloganları sokakları inletti. DEM Parti Colemêrg İl Eşbaşkanı Behçet Kanat, saldırıları “insanlık suçu” olarak tanımladı: “Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların ağır silahlarla yürüttüğü saldırılar doğrudan sivilleri, çocukları hedef alıyor. Yerleşim alanlarının sistematik bombalanması, yaşam hakkının bilinçli ihlali ve Rojava’yı savaş alanına çevirme girişiminin açık kanıtıdır.”
Milletvekilleri Öznur Bartın ve Vezir Parlak, “JİTEM eliyle yapılan katliamlar bugün HTŞ eliyle yapılıyor. Kürt halkı bin yıldır boyun eğmedi, bu mücadeleyi büyüteceğiz” vurgusu yaptı.
Van
AKP İl Başkanlığı binasının karşısında yapılan açıklamada “Katil HTŞ işbirlikçi AKP” pankartı açıldı. DEM Parti Milletvekili Gülderen Varlı, “Kafa kesenlerin, Ebu Cehillerin zihniyetinden vazgeçin. AKP’ye sesleniyoruz: Umudu ve birlikte yaşamı ayaklar altına aldınız ama biz ısrarla ayakta tutmaya çalışıyoruz” dedi. Kitle, yürüyüşe geçerek “Bijî berxwedana Rojava” sloganlarıyla sokakları doldurdu.
Iğdır
Yüzlerce kişi DEM Parti İl Örgütü önünde toplandı, kent meydanına yürümek istedi. Polis, yürüyüşü engellemek için saldırdı; aralarında Belediye Eşbaşkanı Nejla Kum’un da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gaz bombaları ve tazyikli su kullanıldı; kitle direnişi sokaklara yaydı, 40’ın üzerinde kişi daha gözaltına alındı. Eylemciler “Bijî berxwedana Rojava” sloganlarıyla polise yanıt verdi.
Mersin
Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi ve Sanatolia Kolektif Atölyeleri’nin öncülüğünde yapılan açıklamada “Rojava ve barış tehdit altında” pankartı açıldı. Gülhan Bişeng ve yazar Adil Okay’ın okuduğu metinde çarpıcı ifadeler yer aldı: “Seyredip susmamızı bekliyorlar… Kadınları kafeslere kapatacak zihinlerin her şeyi yakıp yok ederek düzen kuracağına inanarak susalım mı? Ortadoğu’da harlanan ateşin kendi çatılarımıza sıçrayacağını düşünmeyelim mi? Barış diye bağıranları gerçekçi bulmayalım, savaş diyenleri rasyonel ilan edelim mi? Hiçbir şeye cüret etmeyelim, istedikleri bu… Sonra o korkunç adamlar tekbirlerle sokaklarımıza girdiklerinde ahlanmayalım. Bütün kaderler birbirine bağlı; orada yanan ateş hepimizi yakacak.”
Hatay (Dörtyol)
DEM Parti İlçe Örgütü önünde açıklama yapan İlçe Eşbaşkanı Pınar Demir, Türkiye’nin Suriye politikasını sert eleştirdi: “Cihatçı yapıları dolaylı biçimde meşrulaştıran, şiddeti besleyen bir noktaya gelindi. Gerçek barış ancak halkların iradesini esas alan uluslararası hukuka dayalı politikayla mümkündür. Tüm vicdan sahibi insanları sessiz kalmamaya, suçluların yargılanmasına ve sivillerin güvenliğine çağırıyoruz.”
Elazığ – Kovancılar
Çarşı Caddesi’nde DEM Parti ilçe örgütü öncülüğünde yapılan açıklamada “Savaşın gölgesinde değil barışın güneşinde buluşalım” pankartı açıldı. Gençlik Meclisi Üyesi Yusuf Karaman, “Kobanê direnişinin tarihsel iradesiyle Rojava’nın kazanımlarını korumakta kararlıyız. Kürt halkı yalnız ve savunmasız değildir” dedi.
Rojava’da direniş sürüyor; Türkiye’de dayanışma büyüyor.
Türkiye’nin dört bir yanında yükselen sesler, Rojava’daki direnişin yalnız olmadığını gösterdi. Kobanê’den Hemdûn’a uzanan saldırılar, HTŞ ve IŞİD bağlantılı çetelerin ortak harekâtı olarak nitelendirilirken; eylemciler, Türkiye’nin Suriye politikasının cihatçı yapılara dolaylı destek verdiğini haykırdı. “Bijî berxwedana Rojava” sloganı, artık sadece Rojava’nın değil, Türkiye’deki emekçi halkların da ortak direniş çığlığı haline geldi.



































