İSTANBUL – Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Rojava’ya (Kuzey ve Doğu Suriye) yönelik askeri saldırılara karşı Türkiye genelinde düzenlenen protesto ve dayanışma eylemlerine ilişkin hazırladığı raporu kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre, 3 Ocak – 3 Şubat 2026 tarihleri arasında yalnızca bir ayda 842 kişi gözaltına alındı, 118 kişi ise tutuklandı.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, gözaltı ve tutuklamaların büyük çoğunluğunun İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Van, Mardin, Batman, Şırnak, Hakkâri, Adana, Mersin ve İzmir illerinde yoğunlaştığı belirtildi. Tutuklananlar arasında sendika yöneticileri, öğrenci dernekleri üyeleri, kadın örgütleri aktivistleri, gazeteciler ve avukatların da bulunduğu vurgulandı.
Raporda şu ifadelere yer verildi: “Rojava’ya yönelik hava saldırıları ve kara operasyonları karşısında halkın barışçıl protesto hakkını kullanması, ifade ve toplanma özgürlüğüne yönelik sistematik bir baskıyla karşılanmıştır. Gözaltına alınanların önemli bir kısmı serbest bırakılmış olsa da, tutuklamalar hukuki dayanaktan yoksun olup siyasi saiklerle gerçekleştirilmiştir. Tutuklanan kişiler arasında ağır hasta ve ileri yaştakilerin bulunması, insan hakları ihlallerinin boyutunu artırmaktadır.”
ÖHD, gözaltı ve tutuklamaların büyük kısmının “terör örgütü propagandası yapmak”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” ve “suç işlemeye tahrik” gibi maddelerle yapıldığını, ancak delillerin yetersiz olduğunu savundu. Dernek, tutuklu bulunan kişilerin derhal serbest bırakılması, gözaltı süreçlerinde işkence ve kötü muamele iddialarının bağımsız soruşturulması ve Rojava’ya yönelik saldırıların durdurulması çağrısında bulundu.
Raporda ayrıca, eylemlere katılanların sosyal medya paylaşımları nedeniyle de gözaltına alındığı, bazı illerde ev baskınlarının gece yarısı gerçekleştirildiği ve çocuk yaştaki kişilerin de gözaltına alındığı kaydedildi.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, raporu TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na, Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne ileteceğini duyurdu. Dernek, “Barış talebi suç değildir, susturulamayacaktır” vurgusu yaparak, baskılara karşı hukuki ve toplumsal dayanışmayı büyütme çağrısı yaptı.





































