ANKARA – Mayıs 2026’da düzenlenen ODTÜ Geleneksel Devrim yürüyüşü ve şenliği sırasında, kendilerine “Türkçü” diyen ve Zafer Partisi’ne yakın bir grup, İlkay Akkaya konserinde öğrencilere saldırdı. Grup, “Türk bayrağına saldırıldı” iddiasıyla provokasyon yaptı. Sosyal medyada yayılan görüntülerle hedef gösterilen öğrenciler ertesi gün ev baskınlarıyla gözaltına alınıp tutuklandı. İstiklal Kadın Hareketi adlı bir grubun da öğrencileri hedef gösteren paylaşımlar yaptığı belirtildi.
İddianame ve Avukat Değerlendirmesi
Öğrenciler üç ay sonra tahliye edildi. Savcı, TCK 300/1 kapsamında Devletin Egemenlik Alametlerini Alenen Aşağılama ve bazıları için basit yaralama suçlarından 7 yıla kadar hapis cezası istedi. Avukatlar, iddianamenin sosyal medyadaki kurgudan yola çıkılarak hazırlandığını, hukuki unsurların somut olayda oluşmadığını, provokatörlerin müşteki sıfatı taşımaması gerektiğini belirterek metnin kurgulanmış bir cezalandırma belgesi olduğunu savundu.
Avukatlar, ODTÜ’deki sürecin üniversitelere ve devrimci demokrat öğrencilere yönelik sistematik hak ihlallerinin bir özeti olduğunu ifade etti.
Öğrencilerin Açıklamaları
Tahliye edilen öğrencilerden biri, 6 Mayıs’ta bayrağa veya değerlere saldırı olmadığını, sahnedeki sanatçıyı yuhalayan gruba karşı meşru müdahale bulunduğunu belirtti. Provokasyonun önceden planlandığını, sosyal medya üzerinden hedef gösterme ve tutuklama talimatı izlenimi yarattığını kaydetti. Tutuklamaların tedbir olmaktan çıkıp infaz biçimine dönüştüğünü, bunun demokrasinin işlemediğinin göstergesi olduğunu söyledi.
Başka bir öğrenci, faşist grubun ODTÜ’deki devrimci geleneği sindirmeyi amaçladığını, toplumsal hassasiyetleri kullanarak bayrak ardına gizlendiğini, linç kültürü yarattığını belirtti. Devrimcilerin bu tür provokasyon ve tutuklamalar karşısında yılmayacağını vurguladı. Yargı kararlarının adil olmadığını, AİHM ve AYM kararlarına rağmen tutuklu kalan isimleri örnek göstererek asılsız sosyal medya tutuklamalarıyla bir gün bile tutsaklık gerekçesi bulunmadığını ifade etti.









