ANKARA – Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Suriye’deki gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Güler, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) daha önce varılan mutabakatların gereklerini yerine getirmesinin bir zorunluluk olduğunu belirterek, aksi takdirde sürecin tıkanacağını ima etti.
Güler, “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliği bizim kırmızı çizgimizdir. SDG’nin mutabakatlara uyması, bölgedeki istikrarın sağlanması açısından vazgeçilmezdir. Türkiye, Suriye yönetimiyle koordinasyonunu sürdürecek ve bu süreçte kararlı adımlar atmaya devam edecektir” dedi.
Açıklamada, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki operasyonlarının ardından başlatılan entegrasyon sürecine vurgu yapıldı. Bakan Güler, SDG’nin silah bırakması, yabancı unsurların bölgeden çıkarılması ve Suriye ordusuna entegrasyonunun temel beklentiler arasında olduğunu hatırlattı. “Bu adımlar atılmadığı sürece, terör örgütlerinin varlığı devam eder ve Suriye’nin birliği tehlikeye girer” ifadelerini kullanan Güler, Türkiye’nin bu konuda Suriye yönetimiyle yakın temas halinde olduğunu belirtti.
Güler, “Terör örgütü uzantılarının eylemleri, mutabakatlara aykırıdır. Bunlara karşı gereken tedbirler alınacaktır” diyerek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölgedeki operasyonel kapasitesinin korunduğunu vurguladı.
Güler, açıklamalarıyla bir yandan SDG üzerindeki basıncı arttırırken diğer yandan Geçici Hükümet’le işbirliğini ve perde arkasında oynadığı rolü, aynı çizgide devam ettireceğini de belirtmiş oldu. Özellikle son dönemde Şam(HTŞ) yönetimiyle yürütülen işbirliğinin ivme kazandığı ve T.C sermaye devletinin beklentileri doğrultusunda ‘kazanımlar’ sağladığı, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki(Rojava) dengeleri yeniden şekillendirme çabası içinde olduğu zaten biliniyor.
Bölgedeki kaynaklar SDG’nin mutabakatlara uyma konusunda çekincelerinin devam ettiğini aktarıyor. Öte yandan Türkiye, Astana süreci ve diğer uluslararası platformlarda Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan tutumunu sürdürüyor.
Milli Savunma Bakanlığı, açıklamanın ardından Suriye’deki askeri koordinasyon mekanizmalarının aktif şekilde çalıştığını, gerekirse yeni güvenlik tedbirlerinin devreye girebileceğini ima etti.







































