İSTANBUL – Migros Ticaret A.Ş.’nin çeşitli depolarında çalışan ve DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası ile örgütlenen işçilerin 23 Ocak 2026’da başlattığı direniş 14. gününde devam ediyor. İşçiler, düşük ücretler, ağır çalışma koşulları, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ve sendikal baskılara karşı başlattıkları eylemi İstanbul’un farklı noktalarında sürdürüyor.
Bugün (6 Şubat 2026) öğle saatlerinde yaklaşık 100 işçi, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’ın evinin bulunduğu semte giderek üçüncü kez eylem yaptı. İşçiler, ellerinde “Tuncay Özilhan nerede?”, “İşçinin hakkı yenemez!”, “Sendika hakkımız engellenemez” pankartları ve sloganlarla Özilhan’ın evi önünde basın açıklaması yapmaya çalıştı.
Ancak kısa süre içinde geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri, işçilere müdahale etti. Müdahale sırasında fiziksel temas yaşandığı, işçilerin yere yatırıldığı ve cop kullanıldığı belirtildi. Eyleme katılan 60 işçi ve emek dostu gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Gözaltına alınanların arasında sendika temsilcileri ve kadın işçilerin de bulunduğu öğrenildi.
İşçiler adına açıklama yapan Birleşik Metal-İş Sendikası İstanbul Şube Başkanı, şu ifadeleri kullandı: “Patronumuz Tuncay Özilhan aylardır ortada yok. Şirket kâr rekorları kırarken biz sefalet ücretleriyle çalıştırılıyoruz. Üçüncü kez evinin önüne geldik çünkü sesimizi patrona ulaştırmak istiyoruz. Gözaltılarla bizi yıldırmaya çalışıyorlar ama bu direnişi kıramayacaklar. Taleplerimiz karşılanana kadar meydanlardayız.”
İşçiler daha önce de 28 Ocak ve 2 Şubat tarihlerinde Tuncay Özilhan’ın evi önüne giderek eylem yapmış, ancak her seferinde polis müdahalesiyle karşılaşmıştı. Avukatların Sesi İnisiyatifi’nin 105 avukatla Tuncay Özilhan, Migros yöneticileri ve kolluk güçleri hakkında yaptığı suç duyurusunun ardından gözaltı ve müdahalelerin arttığı gözlemleniyor.
Migros cephesinden henüz yeni bir açıklama yapılmazken, şirket daha önceki açıklamalarında eylemleri “provokatif” olarak nitelendirmişti. İşçiler ise kıdem tazminatı, sendikal tazminat ve işe iade taleplerinin yanı sıra insanca ücret ve çalışma koşulları için mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurguluyor.
Gözaltına alınan işçilerin ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılması veya adli kontrol/adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Direnişin önümüzdeki günlerde daha geniş katılımlı eylemlere dönüşebileceği belirtiliyor.





































