ANKARA – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) lokantasında staj yapan 18 yaşından küçük kız öğrencilere yönelik cinsel taciz ve istismar iddialarıyla ilgili dava, 16 Ocak 2026 tarihinde Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşmasıyla başladı.
Duruşma, yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşti; basın mensupları ve izleyicilerin büyük kısmı salona alınmadı, koridor çevik kuvvet polisleriyle kapatıldı. Davayı takip etmek isteyen CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, CHP Milletvekilleri Sibel Suiçmez ve Aysu Bankoğlu ile DEM Parti Milletvekili Özgül Saki, kadınların engellenmesine tepki gösterdi.
Olayın Arka Planı
Soruşturma, 2024-2025 eğitim döneminde TBMM mutfak ve lokantasında staj yapan dört mağdur öğrencinin (olay tarihinde 18 yaşından küçük) şikayetleri üzerine başladı. İddianamede, Meclis lokantasında çalışan aşçılar Halil İlker Güner (H.İ.G.), Durmuş Uğurlu (D.U.), İbrahim Beşlioğlu (İ.B.), Ramazan Çetin (R.Ç.) ve Recep Seven (R.S.) sanık olarak yer aldı. Suçlamalar arasında “çocuğa karşı cinsel taciz” ve “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” bulunuyor; sanıklar için 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
İddialar arasında WhatsApp üzerinden taciz içerikli mesajlar (“Fıstığım sen çok mu istiyorsun benimle buluşmayı?”, “Sen benim küçük sevgilimsin”, “Hayatında benden başka kimse olmayacak”), fiziksel temas (kol tutma, çekme, omuz-göğüs dokunma) ve yalnız bırakma girişimleri yer alıyor. Bir mağdurun hamilelik iddiası da kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. TBMM Genel Sekreterliği iddiaları doğrulayarak idari soruşturma başlatmış, üç sanık hakkında ihraç kararı vermişti.
Duruşmada Sanık Savunmaları
Tutuklu sanıkların savunmaları kamuoyunda büyük tepki çekti:
- İbrahim Beşlioğlu (14 yıldır Meclis personeli): Mesaj attığını kabul ederek, “Çok pişmanım. Boşluğuma denk geldi. İlk defa böyle bir şey yaptım. Bir akşam canım sıkkındı, moralim bozuktu. Karım ile aram bozuktu, zaten şu an da boşanma aşamasındayız. Cinsel saikle yazmadım, fiziksel temasta bulunmadım” dedi. Hakimin “Aşçıların stajyerleri paylaştığı” sorusuna, “Ustalar ‘benim stajyerim’ der, görevlendirme anlamındadır” yanıtını verdi.
- Durmuş Uğurlu: Dokunduğunu kabul ederek, “Verdiğim işleri yapmıyordu, telefonla uğraşıyordu. Kolundan tutarak kendime çektim, sadece uyarmak içindi. Cinsel saik yoktu. ‘Su gibi içerim’ demedim” savunmasını yaptı. Avukatı ise “Trafikten gelmiş, sabah saatinde cinsel haz olmaz, kola dokunma taciz sayılmaz” dedi.
- Halil İlker Güner: Taciz mesajlarını kabul ederek, “Fıstığım, güzelim gibi ifadeleri etrafımdaki insanlarla da konuşurken söylerim. Arkadaşça söyledim, buluşma oldu ama temas yok” ifadelerini kullandı.
- Recep Seven (38 yıldır Meclis görevlisi): İddiaları reddederek, “İftira atıyorlar. Tokalaşırken yüzlerimiz yan yana geldi mi hatırlamıyorum. Stajyerler bir şey peşindeydi, ben anlamadım. Göğüs-omuz dokunmadım, veda için sarıldı” dedi.
- Ramazan Çetin (tutuksuz): Stajyerin para istediğini, “Babamla tartıştım” dediğini ve eşinin haberiyle para gönderdiğini öne sürdü.
Mahkeme Kararları ve Tepkiler
Mahkeme, dört tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanık hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar verdi. Mağdur ifadeleri psikolog eşliğinde SEGBİS üzerinden kapalı alındı. Duruşma, eksiklerin giderilmesi için 9 Şubat 2026‘ya ertelendi.
TBMM Hukuk İşleri Başkanı İsmail Aydos, “Gazi Meclisimizin bu şekilde konu edilmesi üzücüdür, Meclis de suçtan zarar görmüştür” diyerek davaya katılma talebinde bulundu. Ankara Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Merkezleri ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği de katılım talebinde bulundu





































