İZMİR – Karabağlar Belediyesi’nde görev yapan emekçiler, bayram arifesinde bir araya gelerek ödenmeyen alacaklarının tahsil edilmesi için çağrıda bulundu. Geriye dönük toplu iş sözleşmesi farkları, performans primleri ve özellikle saha görevlerinde verilen arazi tazminatları yıllardır ödenmiyor. Emekçiler, bayram öncesi aile bütçelerinin bu alacaklara bağlı olduğunu belirterek, “Bayrama buruk giriyoruz” diyerek tepkilerini dile getirdi.
Birikmiş Alacaklar
İşçilere göre, bazı alacaklar 2-3 yılı bulan sürelerde birikmiş durumda. Performans ödemelerinin keyfi dağıtımı ve arazi tazminatının tamamen askıya alınması, özellikle sahada çalışan personelin gelir kaybını artırıyor. Belediye yönetiminin “bütçe kısıtlı” açıklamaları, bu hakların yasal dayanağına rağmen fiilen uygulanmamasını meşrulaştırmak için kullanılıyor. Emekçiler ise bu gerekçenin, kaynakların başka kalemlere aktarılmasının örtüsü olduğunu savunuyor.
Bayram alışverişi, çocuklara harçlık ve temel ihtiyaçlar için ayrılan paranın karşılanamaması, işçilerin en somut şikâyetleri arasında yer alıyor. Birçok emekçi, yıllarca aynı kurumda çalışmasına rağmen biriken haklarının ödenmemesinin hem maddi hem de psikolojik yıpranma yarattığını ifade ediyor. Sendika temsilcileri, belediyenin toplu iş sözleşmesi yükümlülüklerini yerine getirmemesinin, emekçilerin emeğine el koyma anlamına geldiğini belirtiyor.
Yerel Yönetimlerdeki Yapısal Sorun
Karabağlar örneği, merkezi ya da yerel fark etmeksizin kamu kurumlarında emekçilerin alacaklarının sürekli ertelenmesinin yaygın bir uygulama olduğunu gösteriyor. Kaynak dağılımında önceliklerin halkın ihtiyaçlarından ziyade başka alanlara kaydırılması, işçilerin haklarının ikinci planda kalmasına yol açıyor. Bayram gibi dönemlerde bu mağduriyetin daha belirgin hale gelmesi, sistemin emek lehine değil sermaye ve idari öncelikler lehine işlediğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Emekçiler, bayram sonrası da alacaklarının takipçisi olacaklarını ve gerekirse yasal yollara başvuracaklarını açıkladı. Ancak mevcut tabloda, belediye yönetiminden somut bir adım gelmediği sürece benzer mağduriyetlerin devam edeceği görülüyor.






