ZÜRİH – İsviçre Savunma Bakanı Martin Pfister, ülkesinin tarafsızlığını vurgulayan bir tutumla, Ortadoğu’daki tırmanan çatışmaya dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Pfister, İsviçre’nin önde gelen gazetelerinden SonntagsZeitung’a verdiği röportajda, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı hava saldırılarını doğrudan eleştirdi.
Pfister’in sözleri şöyleydi: “ABD ve İsrail, İran’a havadan saldırdı. Bunu yaparak, İran gibi onlar da uluslararası hukuku ihlal etti. Federal Konsey, İran’a yapılan saldırının uluslararası hukukun ihlali olduğu görüşünde. Bize göre, bu şiddet yasağının ihlalidir.”
Bakan, İsviçre hükümetinin (Federal Konsey) saldırıyı Birleşmiş Milletler Şartı’ndaki şiddet yasağının çiğnenmesi olarak gördüğünü vurguladı. Tüm çatışma taraflarını sivil nüfusu korumak adına şiddeti derhal durdurmaya çağıran Pfister, savaşın yayılma riskine dikkat çekti.
28 Şubat Saldırıları ve Sonrası
ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da başlattığı ortak saldırı, İran’ın nükleer tesisleri, füze altyapısı, askeri üsleri ve üst düzey liderlerini hedef aldı. Saldırılarda İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürüldüğü doğrulanırken, sivil kayıplar da rapor edildi – bunlardan en dikkat çekeni, bir kız okuluna yönelik saldırı sonucu 150’den fazla öğrencinin hayatını kaybetmesiydi. İran misilleme saldırılarıyla yanıt verirken, çatışma 9. gününe girdi ve Tahran’da petrol depoları gibi stratejik hedefler vuruldu.
Pfister, bu gelişmelerin Avrupa’yı da etkileyebileceğini belirterek şu uyarıda bulundu: “Terör saldırısı riski var. Savaş, bize de ulaşacak bir mülteci dalgasını tetikleyebilir.”
Pfister’in açıklaması, İsviçre’nin geleneksel tarafsızlığını yansıtan nadir bir doğrudan eleştiri olarak öne çıkıyor. Avrupa’da artan endişeler arasında yer alan bu görüş, ABD ve İsrail’in eylemlerini İran’ınkilerle aynı kefeye koyarak dengeli bir tutum sergiliyor. Çatışmanın yayılması halinde terör ve göç krizlerinin Avrupa’ya sıçrama ihtimali, Pfister’in uyarısıyla yeniden gündeme taşındı.
İsviçre hükümeti, tüm taraflara diyalog ve ateşkes çağrısını sürdürürken, Pfister’in sözleri uluslararası hukukun korunması tartışmalarını güçlendirdi.



































