İSTANBUL – İran’da 2022 sonu ve 2023 başlarında başlayan ve ekonomik zorluklarla tetiklenen sokak eylemleri, kısa sürede rejim karşıtı kitlesel protestolara dönüştü. Gösterilerde güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmalarda iki emniyet görevlisinin öldürülmesi üzerine açılan davalarda yargılanan üç kişi, idam cezasına çarptırıldı. Sözkonusu üç kişinin idam cezaları 19 Mart 2026 itibarıyla infaz edildi.
İdam edilen kişiler, eylemler sırasında güvenlik güçlerine yönelik silahlı saldırı iddiasıyla suçlanmıştı. Ancak insan hakları örgütleri ve muhalif kaynaklar, yargılamanın usulüne uygun olmadığını, delillerin yetersiz kaldığını ve sanıkların işkence altında ifade verdiğini öne sürdü. Mahkumların avukatlarının savunma haklarının kısıtlandığı, duruşmaların kapalı kapılar ardında yapıldığı ve uluslararası gözlemcilerin erişimine izin verilmediği kaydedildi.
Ekonomik Kriz ve Protestoların Kökeni
Molla Rejimi’nin yönetimi altındaki ülkede yüksek enflasyon, işsizlik, döviz krizi ve yaptırımların ağırlaştırdığı ekonomik koşullar, halkın temel ihtiyaçlarını karşılamasını imkansız hale getirdi. Bu koşullar altında başlayan eylemler, başlangıçta ekmek ve yakıt fiyatlarına karşı çıkarken, rejimin baskıcı politikalarına karşı geniş çaplı bir öfkeye dönüştü. Rejim, gösterileri “dış mihrakların kışkırtması” olarak nitelendirerek sert müdahalelerde bulundu; yüzlerce kişi öldürüldü, binlercesi tutuklandı.
İdam Kararlarının Siyasi Boyutu
İdam infazları, rejimin muhalif kesimleri sindirme stratejisinin devamı niteliğinde değerlendiriliyor. Ekonomik çöküş ve toplumsal hoşnutsuzluğun yarattığı baskı altında, rejim yargı mekanizmasını muhalefeti cezalandırma aracı olarak kullanıyor. Bu süreçte, kapitalist dünya düzeninin uyguladığı yaptırımlar ve emperyalist güçlerin İran’a yönelik politikaları, halkın yaşadığı yoksulluğu derinleştirirken, rejim de iç muhalefeti bastırmak için daha sert yöntemlere başvuruyor. İdamlar, hem rejimin otoriter yapısını hem de ekonomik krizin halklar üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
İnfazların ardından İran içindeki ve dışındaki muhalif gruplar, idamlara karşı protesto çağrıları yaptı. Aileler ve insan hakları savunucuları, yargılamaların yeniden görülmesi ve infazların durdurulması talebini yineledi.






