TAHRAN – İran’da Aralık 2025 sonunda ekonomik kriz ve yoksulluk protestolarıyla başlayan rejim karşıtı ayaklanma, 23. gününe girdi. Gösteriler ülke genelinde yayılırken, özellikle Rojhilat (Doğu Kürdistan) bölgelerinde en ağır baskı ve çatışmalar yaşanıyor. Rejim, ilk kez resmi olarak ölü sayısının en az 5 bin olduğunu kabul etti; ancak insan hakları örgütleri çok daha yüksek rakamlar veriyor.
Bir İranlı yetkili (Reuters’a anonim olarak konuşan), protestolarda 5 bin kişinin öldüğünü, bunların yaklaşık 500’ünün güvenlik güçleri olduğunu açıkladı. Yetkili, ölümlerin çoğundan “teröristler ve silahlı ayaklanmacıları” sorumlu tuttu. En ağır çatışmaların ve en yüksek ölüm oranının Kürt bölgelerinde (Rojhilat) yaşandığını belirtti. Bu açıklama, 1979 İslam Devrimi’nden bu yana en kanlı iç kriz olarak nitelendiriliyor.
İnsan Hakları Örgütlerinin Rakamları Çok Daha Ağır
- ABD merkezli HRANA örgütü, Cumartesi günü itibarıyla 3 bin 308 kesin ölüm, 4 bin 382 şüpheli vaka ve 24 binden fazla tutuklama olduğunu doğruladı.
- Yerel doktorlar ve tanıklara dayanan raporlar (Sunday Times), ölü sayısını 16 bin 500‘ün üzerinde, yaralıları ise 330 bin olarak veriyor.
- Diğer kaynaklar (Iran HRM, Amnesty International, Wikipedia derlemeleri) ölümleri 3 bin 300 ila 20 bin arasında tahmin ediyor; Rojhilat’ta (Kürdistan eyaletleri) yoğunlaşan katliamların “soykırım” düzeyinde olduğu belirtiliyor.
Rejimin internet kesintileri, karartma ve iletişim engellemeleriyle ölümleri gizlemeye çalıştığı vurgulanıyor. Kahrizak morglarında yığılan cesetler, hastanelerdeki görüntüler ve toplu mezar fotoğrafları sosyal medyada yayılıyor.
İşkence, Cinsel İstismar ve Kadınlara Yönelik Katliamlar
Tutuklulara yönelik kötü muamele ve işkence raporları artıyor:
- Gözaltına alınanlardan biri 16 yaşında çocuk olmak üzere iki kişi cinsel istismara maruz kaldığını açıkladı. Geçmiş protestolarda da benzer vakalar (Amnesty, HRW raporları) sistematik cinsel şiddet olarak belgelenmişti.
- Bir kadın protestocu, karnındaki bebeğiyle birlikte öldürüldü; bu vahşet, rejimin kadınlara yönelik özel hedef almasını gösteriyor.
- Tutuklulara tecavüz, toplu tecavüz, işkence ve zorla itiraf alındığına dair tanıklıklar çoğalıyor; özellikle Kürt, Beluç ve Azeri azınlık bölgelerinde yoğunlaşıyor.
Güvenlik güçleri canlı mermi, ağır makineli tüfek ve askeri araçlarla müdahale ediyor. Çocuklar dahil siviller hedef alınıyor; ölümlerin büyük kısmı Rojhilat’ta gerçekleştiği bildiriliyor.






































