ANKARA – İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ve Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi, İsrail savaş uçaklarının Tahran’ın doğu ve güney kesimlerinde bulunan büyük yakıt depolarına düzenlediği bombardımanı sert bir dille kınadı. Arakçi, saldırıların sivil yerleşim alanlarına yakın noktalarda gerçekleştiğini, yangınların çevredeki konutlara sıçradığını ve binlerce kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını belirtti.
Saldırının, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2(4) maddesi ile Cenevre Sözleşmeleri’nin sivil nesnelerin korunmasına ilişkin hükümlerini açıkça çiğnediğini vurgulayan Arakçi, “Bu eylem, yalnızca askeri hedefleri değil, sivil yaşamın devamı için vazgeçilmez olan enerji altyapısını yok etmeyi amaçlamaktadır. Bu, uluslararası insancıl hukukun en temel ilkelerine aykırı bir savaş suçudur” ifadelerini kullandı.
İsrail tarafı ise saldırıyı “İran’ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü tehditlere karşı meşru savunma” olarak savundu. Ancak Tahran yönetimi, yakıt depolarının askeri amaç taşımadığını, sivil yakıt dağıtım ve depolama merkezleri olduğunu ve saldırıların doğrudan halkın yaşam hakkını hedef aldığını savunuyor.
Saldırının ardından başkentte geniş çaplı yangınlar çıktı; itfaiye ekipleri günlerce süren müdahalelerle alevleri kontrol altına alabildi. İran Sağlık Bakanlığı, sivil kayıpların yanı sıra solunum yolu rahatsızlıkları yaşayan binlerce kişinin hastanelere başvurduğunu açıkladı. Saldırı, İran’ın enerji altyapısına yönelik son aylardaki en büyük doğrudan müdahalelerden biri olarak kayıtlara geçti ve ülkedeki yakıt tedarikinde ciddi aksamalara yol açtı.
Bu gelişme, emperyalist güçlerin ve onların bölgedeki ileri karakolu konumundaki İsrail’in, rakip devletlerin sivil ekonomisini ve halkın temel ihtiyaçlarını hedef alarak baskı altına alma politikasının yeni bir örneği olarak değerlendiriliyor. İran yönetimi, uluslararası toplumdan saldırının kınanması ve failler hakkında soruşturma başlatılması yönünde çağrıda bulundu.






