TAHRAN – Ortadoğu’daki gerilim tırmanırken, İran’da rejim karşıtı bağımsız işçi ve kadın örgütleri ABD-İsrail ortak saldırıları karşısında net bir tavır aldı. Bir araya gelen örgütler tarafından yapılan ortak açıklamada, “Dünya halklarını ve emekçileri, savaş makinelerinin değil, İran halkının kendi geleceğini kurma hakkının yanında durmaya çağırıyoruz” denildi.
Açıklamada, ABD ve İsrail’in askeri operasyonlarının İran’daki baskıcı rejimi devirme iddiasıyla meşrulaştırılmaya çalışıldığı, ancak gerçekte bölgede tam tahakküm kurma ve kaynak yağması amaçlandığı ifade edildi. Örgütler, bu savaşın ne Trump’ın ne de Netanyahu’nun “kurtarıcılık” iddiasıyla açıklanamayacağını belirterek, “İran halkının haklı mücadelesini gasp etmenize ve küresel suçluların rehinesi haline getirmenize izin vermeyeceğiz” vurgusu yaptı.
İşçi sendikaları ve kadın inisiyatifleri, saldırıları “emperyalist-kapitalist düzenin sonucu” olarak nitelendirerek, İran rejiminin de savaş politikalarından sorumlu olduğunu hatırlattı. Açıklamada, geniş çaplı bir bölgesel savaşa doğru gidildiği uyarısı yapılırken, barış ve özgürlük için uluslararası dayanışma çağrısı öne çıkarıldı.
Benzer tepkiler İran’daki Osyan gibi kadın örgütlerinden de geldi; bu örgütler “ABD ve İsrail defolun” sloganıyla saldırıları kınadı ve halkın kendi kaderini tayin hakkını savundu. İran içindeki bu sesler, rejim yanlısı propagandanın ötesinde, bağımsız emek ve kadın hareketlerinin savaş karşıtı duruşunu yansıtıyor.
Uluslararası toplumda ise çağrılar artarken, bazı sol ve emek örgütleri bu açıklamayı destekleyerek NATO üslerinin kapatılması ve ateşkes taleplerini yükseltiyor. Bölgedeki çatışmaların yayılma riski devam ederken, İran halkının kendi iç dinamikleriyle şekillenecek bir geleceğe vurgu yapan bu çağrılar dikkat çekiyor.



































