İSTANBUL – İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, savaşın 19. gününde yaptığı açıklamada, çatışmanın kalıcı olarak sona ermesi için İran’ın net şartlarını dile getirdi. Arakçi, ABD ve İsrail’in hava saldırıları, suikastlar, enerji altyapısına yönelik vuruşlar ve ekonomik yaptırımlarla İran’a verdiği zararların karşılanması gerektiğini vurguladı. Bakan, “Zararların tazmin edilmesi halinde önerileri dinlemeye hazırız” diyerek, barış sürecinin ancak bu ön koşulun kabulüyle başlayabileceğini ifade etti.
İran tarafı, saldırılarda nükleer tesisler, petrol ve doğalgaz rafinerileri, askeri üsler ile sivil altyapının hedef alındığını belirtiyor. South Pars gibi stratejik enerji sahalarına yönelik bombardımanlar, üretim kapasitesinde ciddi kayıplara yol açtı. Ayrıca üst düzey yetkililerin suikastlarla ortadan kaldırılması, komuta zincirinde bozulmalara neden oldu. Arakçi’nin açıklaması, bu yıkımın maddi karşılığının ödenmesinin yanı sıra gelecekteki saldırıların önlenmesi için somut güvencelerin de talep edildiğini gösteriyor.
Saldırganlardan Bedel Ödemesini İstiyorlar
ABD ve İsrail’in başlattığı saldırılar, İran’ın enerji altyapısını ve savunma kapasitesini hedef alarak küresel enerji piyasalarını da etkiledi. Bu süreçte petrol fiyatlarındaki yükseliş, bölge halklarının yanı sıra dünya genelindeki emekçi kesimlerin yaşam maliyetlerini artırdı. İran’ın tazminat talebi, saldırgan tarafın yarattığı yıkımın faturasının mağdurlara değil, saldırganlara kesilmesi gerektiği yönündeki tutumu yansıtıyor.
Müzakere Sürecindeki Gerçeklik
Arakçi’nin açıklaması, İran’ın koşulsuz teslim olmayacağını ve barış görüşmelerinin ancak eşitlik temelinde yürütülebileceğini ortaya koyuyor. Ancak ABD ve İsrail’in mevcut politikaları, tazminat veya güvence vermek yerine askeri üstünlüğü pekiştirmeye odaklanmış durumda. Bu çelişki, bölgedeki çatışmanın uzamasının ve halkların daha fazla bedel ödemesinin temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.






