ANKARA – Geçici hükümetin yayımladığı kararla Şam’ın Hristiyan nüfusun yoğun olduğu Bab Tuma, Kasaa ve Qassaa mahalleleri dışındaki tüm semtlerde alkollü içeceklerin satışı, üretimi ve dağıtımı yasaklandı. Bu üç mahallede ise satışa izin verilmesi, HTŞ’nin Hristiyan topluluklara yönelik “koruma” politikası olarak açıklanıyor. Kararın uygulanması için güvenlik güçlerine talimat verildiği, ihlal eden esnaf ve bireylere ağır cezalar öngörüldüğü belirtiliyor.
Ülke Genelinde Benzer Uygulamalar ve Toplumsal Etkiler
HTŞ’nin Şam’ı ele geçirmesinden sonra Halep, İdlib ve diğer kontrol bölgelerinde de benzer kısıtlamalar getirilmişti. İçki yasağı, HTŞ’nin İslamcı yönetim anlayışını pekiştiren adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ülkede savaş ve ekonomik çöküş nedeniyle zaten sınırlı olan ticari faaliyetler bu yasakla daha da daralırken, kalan Hristiyan nüfusun yoğunlaştığı mahallelerdeki istisna, mezhepsel ayrışmayı derinleştiren bir uygulama olarak öne çıkıyor.
Emperyalist Müdahalelerin Yarattığı Zemin
Suriye’de on yılı aşkın süren savaş, emperyalist güçlerin vekalet savaşları ve bölgesel aktörlerin müdahaleleriyle şekillendi. HTŞ’nin iktidarlaşması, bu kaos ortamında oluşan güç boşluğunun ve emperyalistlerin istek ve planlarının doğrudan sonucu olarak ortaya çıktı. Geçici hükümetin dini kuralları dayatan kararları, emekçi halkın ve azınlık toplulukların özgürce yaşama koşullarını kısıtlarken, savaşın yarattığı yıkımın faturasını bir kez daha yoksul kesimlere kesiyor. Şam’daki yasak, ülkede kalan farklı inanç ve yaşam biçimlerinin karşı karşıya kaldığı baskının yeni bir örneği olarak dikkat çekiyor.






