İSTANBUL – Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin ardından yeni dengeler oluşurken, fundamentalist Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) yönetimine bağlı Suriye Ordusu güçleri ile müttefik Arap aşiretleri, SDG (Suriye Demokratik Güçleri) kontrolündeki Haseke vilayetine yoğun askeri sevkiyat başlattı.
Rakka ve Deyrizor’un büyük bölümünü ele geçirmenin ardından güney yönünde ilerleyen güçlerin hareketi, sosyal medya paylaşımlarında görüntülerle desteklendi. Bu gelişme, bölgedeki ateşkes sürecini ve entegrasyon görüşmelerini doğrudan tehdit ediyor.
Katliam iddiaları ve karşılıklı açıklamalar
Sosyal medyada dolaşıma giren haberlerde, SDG’nin Haseke’nin güneyinde (özellikle Tel Majdal civarında) Arap sivillere yönelik “katliam” gerçekleştirdiği öne sürüldü. Bu iddialar üzerine HTŞ’nin İçişleri Bakanlığı, konuyu “büyük bir endişe ve ciddiyetle” takip ettiğini belirterek resmi soruşturma başlattığını duyurdu.
Rojava (Kuzey ve Doğu Suriye) Özerk Yönetimi ise bu iddiaları kesin bir dille yalanladı. Yönetimin Eş Başkanı İlham Ahmed, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Haseke’deki ‘katliam’ haberleri tamamen sahte ve kurgudur. Amaç; ateşkesin uygulanmasını engellemek, aşiret çatışmalarını körüklemek ve Haseke ile Kobanê’ye yönelik saldırıların yeniden başlamasını sağlamaktır. Vatandaşlarımızı en üst düzeyde dikkatli olmaya çağırıyoruz.”
Ahmed, söz konusu haberlerin ateşkes sürecini sabote etmeye yönelik bir propaganda olduğunu vurguladı.
HTŞ kontrolündeki güçler, Rakka’nın kuzeyi, Tişrin Barajı çevresi ve Haseke’nin batısı gibi stratejik noktaları kontrol altına aldığını belirtirken, SDG tarafı çekilme kararlarını “iyi niyet göstergesi” olarak tanımlasa da, sahadaki hareketliliği “ateşkesi bozma girişimi” olarak nitelendiriyor.



































