İSTANBUL – Suriye’de Hay’at Tahrir el-Şam (HTŞ) liderliğindeki yeni yönetim, ülke genelinde kontrolü büyük ölçüde ele geçirdikten sonra dış politikada çarpıcı bir dönüşüme hazırlanıyor. Kulislerde dolaşan bilgilere göre, HTŞ’nin fiili lideri ve Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (eski adıyla Ebu Muhammed el-Colani), İsrail ile ilişkileri hızla derinleştirmeye yönelik adımlar atıyor.
Ana iddialar ve gelişmeler şöyle:
- Şam’da İsrail temsilcilik ofisi açılması: Tel Aviv yönetimi, Suriye başkentinde diplomatik bir temsilcilik (muhtemelen “ilgi ofisi” veya “ticaret misyonu” şeklinde) kurmayı planlıyor. Bu, resmi büyükelçilik seviyesine geçişin ilk adımı olarak görülüyor ve ABD arabuluculuğunda ilerleyen güvenlik görüşmelerinin bir parçası.
- Golan Tepeleri’nin 25 yıllığına kiralanması: İsrail’in 1967’den beri işgal ettiği Golan Tepeleri’nin statüsünü “yasallaştırmak” amacıyla, Suriye tarafının bölgeyi 25 yıllık bir kira sözleşmesiyle İsrail’e devretmesi gündemde. Bu anlaşma, İsrail’e fiili kontrolü koruma imkanı verirken, Suriye’ye ekonomik yardım, güvenlik garantileri ve uluslararası meşruiyet vaat ediyor. Bazı raporlar, bu modelin “Abraham Anlaşmaları” benzeri bir çerçevede ele alındığını belirtiyor.
- Netanyahu ve Şara’nın imza töreninde yan yana görüntülenmesi: En dikkat çekici iddia, iki liderin (İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara) bir imza töreninde kamuoyu önünde yan yana geleceği yönünde. Bu, HTŞ’nin eski cihatçı kimliğinden sıyrılıp pragmatik bir devlet yönetimine evrilmesinin sembolik bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Görüşmelerin Paris’te ABD arabuluculuğunda devam ettiği, Ocak 2026 sonu veya Şubat başı gibi bir tarihte törenin gerçekleşebileceği konuşuluyor.
Arka plan ve tepkiler
HTŞ’nin Aralık 2024’te Şam’ı ele geçirmesinden bu yana, Suriye-İsrail sınırında gerilim artsa da, yeni yönetim İsrail’in kuzey güvenliğini tehdit etmemeyi taahhüt etti. İsrail ise Golan’daki tampon bölgeyi genişleterek fiili durumu pekiştirdi. Ahmed eş-Şara, İsrail ile “güvenlik mekanizması” ve istihbarat paylaşımı anlaşmalarını kabul ederken, tam normalleşmenin Golan’ın “işgal” statüsüne bağlı olduğunu vurguluyor. Ancak kulis kaynakları, ekonomik baskılar ve uluslararası izolasyondan kurtulma ihtiyacı nedeniyle Şara’nın esneklik gösterdiğini belirtiyor.
Tepkiler karışık:
- Arap dünyasında bazı kesimler bunu “ihanet” ve “işgale yasal kılıf” olarak nitelendirirken,
- Batı başkentleri ve İsrail cephesi, HTŞ’nin “terör listesinden çıkarılması” (ABD’nin 2025’te yaptığı gibi) sonrası bu adımların “gerçekçilik” ve “istikrar” işareti olduğunu savunuyor.
- Kürt güçleri (SDG) ve Dürzi toplulukları ise Şara yönetimini eleştirerek, İsrail ile olası anlaşmanın kendilerini daha da marjinalleştireceğini ifade ediyor.
Anlaşmanın detayları henüz resmiyet kazanmadı.
Not: Haber, i24NEWS, Times of Israel, Al Jazeera, Jerusalem Post, Haaretz ve diğer uluslararası kaynaklardaki raporlar ile kulis bilgilerine dayalı bir derlemedir. Görüşmeler hassas nitelikte olup, resmi açıklamalar bekleniyor; iddialar değişebilir.






































