ANKARA – Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, cezaevlerindeki ağır hasta tutsakların durumuna ve sistematik hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla düzenlediği haftalık eylemlerinin 594’üncüsünü bugün (24 Ocak) Ankara Sakarya Meydanı‘nda gerçekleştirdi.
Saat 13.30’da başlayan eylemde, inisiyatif üyeleri, tutsak yakınları, insan hakları savunucuları ve destekçiler bir araya geldi. Basın açıklamasında, Türkiye’deki hapishanelerde ağır hasta mahpusların infazlarının ertelenmemesi, tıbbi tedaviye erişim engelleri, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporlarının siyasi etkiler altında verilmesi ve “infaz yakma” politikaları sert bir dille eleştirildi.
Açıklamada şu vurgular öne çıktı:
- Cezaevlerinde yüzlerce ağır hasta tutsak, yaşamını yitirme riskiyle karşı karşıya.
- Tedavi hakkı engelleniyor, infaz erteleme talepleri reddediliyor.
- ATK raporları hukuki değil, siyasi kararlarla şekilleniyor.
- Hasta mahpusların derhal tahliye edilmesi Anayasa ve uluslararası insan hakları sözleşmeleri gereğidir.
Açıklamayı okuyan Ankara Şube Eşbaşkanı Ömer Faruk Yazmacı, Gürbüz Topçu’nun kafasının sol tarafında ortopedik sorunlar geliştiğini ve sol gözünde görme kaybı oluştuğunu belirterek, “2 Mayıs 2023 tarihli Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporunda sol gözü için protez göz tedavisi uygun görülmüş; bunun üzerine Ankara Etlik Şehir Hastanesi, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne ardışık sevkler yapılmıştır. Ancak anılan merkezlerde, göz çukurunun yıllar içinde doku ile dolduğu, ilk müdahalede içeriye bir ‘misket/sfer’ yerleştirilmemiş olması nedeniyle bugün protezin cerrahi olarak yerleştirilmesinin mümkün görülmediği aktarılmış; ‘yurtdışında ihtimal’ ifadesi olsa da pratikte tedaviye erişim sağlanamamıştır. Bu süreç, ilk andan itibaren etkin tedaviye erişimin sağlanmamasının hasta aleyhine kalıcı sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. Gürbüz Topçu, göz protezi işlemleri için Sincan 2 Nolu F Tipi’ne sevk edilmiş; buradan üç farklı hastaneye götürüldükten sonra herhangi bir tedavi uygulanmadan cezaevine geri gönderilmiştir” dedi.
Topçu’nun sevk edildiği Sincan 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde “ayakta sayımı kabul etmediği” gibi gerekçelerle tek kişilik odaya konulduğunu ve tedavisinin bir başka cezaevine sevk edilerek geçiştirildiğini aktaran Yazmacı, taleplerini şu şekilde sıraladı: “Sevk ve muayene süreçleri; kelepçeli, onur kırıcı ve tıbben gereksiz arama dayatmalarından arındırılarak, Dünya Tabipler Birliği ve ulusal mevzuatın öngördüğü ölçülülük ve tıbbi gereklilik ilkelerine uygun yürütülmelidir. Etkin tedavinin ülke içinde mümkün olmadığı tıbben saptanırsa, mevzuat çerçevesinde yurtdışı tedavi kanalları dahil tüm olanaklar değerlendirilmelidir. Topçu’nun cezalandırıcı mahiyette tek başına tutulmasına, sosyal hakkı ve kitap erişimi gibi temel haklarının kısıtlanmasına son verilmeli; sağlık durumunun gerektirdiği koşullar sağlanmalıdır.”
Bu haftaki eylemde, Bodrum S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutsak Gürbüz Topçu’nun durumuna dikkat çekildi. Hayati tehlike taşıyan tutsakların tahliyesi talep edildi. Katılımcılar, “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın!”, “Tedavi haktır engellenemez!”, “İnfaz yakmalara son!” sloganları attı.
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 2010’lu yıllardan beri Sakarya Meydanı’nı eylem alanı olarak seçerek haftalık basın açıklamaları ve oturma eylemleriyle mücadele ediyor. 594. hafta eylemi, inisiyatifin kararlılığını ve hasta tutsak sorununun kronikleştiğini bir kez daha gösterdi. Eyleme katılanlar, “Susma, suça ortak olma!” pankartları taşıdı ve hasta tutsakların fotoğraflarıyla dayanışma mesajları verdi.
İnisiyatif, açıklamasında “Hasta mahpuslar ölüme terk edilmemeli, hak ihlalleri son bulmalı. Mücadelemiz tahliyeler gerçekleşene kadar sürecek” diyerek çağrısını yineledi.





































