İSTANBUL – Financial Times‘ın kapsamlı incelemesine göre, Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde Silikon Vadisi’ndeki güç dengeleri kökten değişti. Seçim öncesi Trump’la çatışan veya mesafeli duran teknoloji devleri, yeni dönemde “itaat” ve uyum stratejisiyle hem regülasyon baskısından kurtuldu hem de servetlerini önemli ölçüde artırdı. Gazete, bu dönüşümü “işlemsel Washington” olarak nitelendirerek, tech patronlarının Beyaz Saray’a yakınlaşmasının somut kazanımlar getirdiğini vurguladı.
Kapitalistlerin Omurgasızlığı: Seçim Öncesi Kavga, Sonrası Uyum
Trump’ın ilk döneminde Amazon (Jeff Bezos), Google, Meta ve Apple gibi devler sık sık hedef alınmıştı: Antitröst davaları, Twitter/X yasakları, vergi ve tarife tehditleri vb… Ancak 2024 seçiminden sonra bu şirketler hızlı bir “reset” yaptı. Trump’ın yemin töreni için milyonlarca dolar “bağış” yaptıktan sonra, tech liderleri Beyaz Saray’da sık sık ağırlanır hale geldi. FT’ye göre bu yakınlaşma, regülasyon hafifletme, devlet sözleşmeleri ve tarife muafiyetleriyle ödüllendirildi.
Kazananların ‘Duygusal’ Hamleleri
Analiz, teknoloji devlerinin Trump ailesine ve yönetimine yönelik “kişisel” jestlerini öne çıkarıyor:
- Apple (Tim Cook): Trump’ın Çin ve Hindistan’daki üretim tehdidiyle karşı karşıya kalan Cook, Mar-a-Lago’da görüşmeler yaptı ve ABD’ye 600 milyar dolar yatırım sözü verdi (daha önce 500 milyar dolardı). Bu taahhüt, ileri üretim ve tedarik zincirini ABD’ye kaydırmayı kapsıyor. Cook, Trump’a özelleştirilmiş altın tabanlı cam plaket hediye etti – gümrük vergilerinden kaçınmanın sembolik yolu.
- Meta (Mark Zuckerberg): Beyaz Saray’da düzenlenen AI yemeğinde Zuckerberg, 600 milyar dolar ABD yatırımı (veri merkezleri ve altyapı) taahhüdünde bulundu. Hot-mic anında “ne kadar rakam söylememi istiyorsun?” dediği iddia edildi. Ayrıca Amazon’un video servisi, Melania Trump hakkında 40 milyon dolarlık bir belgesel lisansladı – First Lady’nin AI eğitim girişimini destekleme jesti.
- Diğer devler: Google (Sundar Pichai) 250 milyar dolar yatırım sözü verdi; Nvidia, Oracle ve OpenAI gibi şirketler de trilyonlarca dolarlık AI altyapı taahhütlerinde bulundu. Toplamda tech sektörü, Trump’ın “Amerikan AI hakimiyeti” vizyonuna milyarlarca dolar akıttı.
FT, bu süreci “Washington’ın giderek daha işlemci doğası” olarak tanımlıyor. Tech patronları, hapis veya antitröst parçalanma tehdidinden kurtulmak için servetlerini Trump yönetimine “hediye” etti. Sonuç: Hisse senetleri yükseldi, regülasyonlar yumuşadı, devlet ihaleleri arttı. Eleştirmenler bunu “Big Tech’in Trump’a boyun eğmesi” ve “Muskification” (Elon Musk etkisi) olarak nitelendiriyor – Silikon Vadisi’nin ideolojik ve ekonomik olarak Beyaz Saray’la bütünleşmesi, dijital özgürlük ve rekabet açısından risk taşıyor.
Bu analiz, Trump’ın ikinci döneminin ilk yılında Silikon Vadisi’nin “düşmanlıktan itaate” geçişini belgeleyen çarpıcı bir örnek sunuyor: kişisel jestler, devasa yatırım sözleri ve kişisel yakınlaşma, servetlerin katlanmasına ciddi katkı sundu.




































