Ensar Vakfı Çocuk İstismarı Skandalı
2016 yılında Türkiye’nin Karaman ilinde ortaya çıkan skandal, Ensar Vakfı ve Karaman İmam Hatip Mezunları Derneği (KAİMDER) ile bağlantılı evlerde kalan 10 erkek çocuğun, öğretmen Muharrem Büyüktürk tarafından 2012-2015 yılları arasında cinsel istismara uğradığını kapsıyordu. İddialar, çocukların ifadelerine dayanıyordu ve olaylar vakıf bağlantılı mekanlarda gerçekleşmişti. Ensar Vakfı, bu yerleri resmi yurt değil “misafirhane” olarak tanımladı ve doğrudan sorumluluk kabul etmedi, ancak çocuklar ve aileler vakıf bağlantısını doğruladı. Skandal, muhalefet partileri tarafından “hükümete yakın vakıflardaki denetimsizlik” olarak eleştirildi ve ülke çapında protestolara yol açtı.
AKP’li Yetkililerin Açıklamaları
AKP hükümeti üyeleri, olayı bireysel bir suç olarak nitelendirerek Ensar Vakfı’nı savundu. Dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, “Buna bir kereden bir şey olmaz” ifadesini kullandı; bu söz, istismarı hafife aldığı gerekçesiyle büyük tepki çekti ve muhalefet tarafından istifa taleplerine neden oldu. Bakan, daha sonra açıklamasını “Vakfı kastetmedim, olayı kastediyorum” diye düzeltti ancak eleştiriler sürdü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vakfı hedef alanları “tecavüz siyaseti yapmakla” suçladı ve Ensar’ı “değerli bir kurum” olarak tanımladı. AKP’li milletvekilleri ve vakıf yöneticileri, istismarın “münferit” olduğunu vurgulayarak, vakfın genel faaliyetlerini savundu. Ensar Vakfı Başkanı İsmail Cenk Dilberoğlu, olayla vakfın ilgisi olmadığını iddia etti ve muhalif grupları “yargılamayı uzatmakla” suçladı. Muhalefet (CHP, HDP, MHP), AKP’nin vakfı koruduğunu ve denetimsizliği örtbas ettiğini öne sürdü.
Yargı Süreci
Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı, Mart 2016’da soruşturma başlattı. İddianame, “çocuğa nitelikli cinsel istismar, hürriyeti tahdit, kasten yaralama ve müstehcen görüntüleri izletme” suçlarını kapsıyordu. İlk duruşma 20 Nisan 2016’da Karaman Ağır Ceza Mahkemesi’nde kapalı oturumda görüldü; kentte eylem yasağı getirildi.
Muharrem Büyüktürk, 508 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı, ancak indirim uygulanmadı. Sanık, istismarı reddederek “Çocuklar kendi aralarındaki olayları üzerime attı” dedi. Ensar Vakfı ve KAİMDER, iddianamede doğrudan sanık olarak yer almadı; vakıf, mahkemede “mağdur” sıfatıyla müdahil oldu. Yargıtay, cezayı onadı ancak vakıf hakkında ayrı bir soruşturma açılmadı.
Skandal sonrası RTÜK yayın yasağı getirdi, valilik Ensar’ın yurt olmadığını iddia etti ancak fotoğraflar bağlantıyı gösterdi. Muhalefet, süreci “örtbas” olarak nitelendirdi; HDP ve diğer partiler Meclis’te soru önergeleri verdi. Olay, benzer istismar vakalarını (örneğin Elmalı, Fıkır-Der) tetikleyerek tartışmaları sürdürdü.