ANKARA – Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ilk yarısını (8 Eylül 2025 – 16 Ocak 2026) kapsayan kapsamlı bir değerlendirme raporu yayımladı. Genel Başkan Kemal Irmak imzasıyla duyurulan raporda, eğitimin yapısal sorunlarının çözülmediği, aksine derinleştiği vurgulandı. Raporda, öğretmen açığı, güvencesiz istihdam, hijyen sorunları, çocuk yoksulluğu ve ekonomik krizin eğitime yansımaları gibi başlıklar öne çıktı. Eğitim Sen, bu tablonun “kabul edilemez” olduğunu belirterek, ikinci yarıyılda kamusal eğitimi savunma mücadelesini sürdüreceğini açıkladı.
Raporun Ana Başlıkları ve Değerlendirmeler
Raporda, Milli Eğitim Bakanlığı verileri ve sahadan gelen gözlemler temel alınarak şu ana sorunlar detaylandırıldı:
Öğretmen Açığı ve Güvencesiz İstihdam
Yüz binlerce öğretmen atama beklerken, okullarda ücretli/ücretli öğretmenlik ve sözleşmeli modeller yaygınlaşıyor. Norm fazlası öğretmenlerin resen atanması mağduriyet yaratıyor.
Eğitim Sen, bu durumun öğretmenlerin alım gücünü düşürdüğünü, ağır iş yükü ve angarya görevlerle mesleki motivasyonu yok ettiğini belirtiyor. “Güvenceli kadrolu istihdam” talebi tekrarlanıyor; mevcut sistem öğretmenleri yoksullaştırıyor ve eğitimi kalitesizleştiriyor.
Temizlik ve Hijyen Sorunları
Kadrolu temizlik personeli yetersizliği ülke genelinde sürüyor; geçici/güvencesiz istihdam (İŞKUR TYP, İUP) modelleriyle geçiştiriliyor.
Bu, çocukların sağlığını doğrudan tehdit eden bir halk sağlığı krizi olarak nitelendiriliyor. Raporda, “Hijyen sorunları yıl boyu gündemde kaldı” denilerek, kamusal eğitimde personel eksikliğinin öncelikli çözülmesi gerektiği vurgulanıyor.
Çocuk Yoksulluğu, Beslenme ve İşçiliği
Yaklaşık 2,3 milyon çocuk işçi var; 2025’te 91 çocuk iş cinayetinde hayatını kaybetti. MESEM uygulaması çocuk işçiliğini meşrulaştırıyor. Beslenme sorunları ve yoksulluk eğitime erişimi engelliyor.
Eğitim Sen, bu başlıkları “toplumsal kriz” olarak tanımlıyor. Çocuk haklarının ihlali ve MESEM’in “beceri eğitimi” adı altında sömürüye dönüştüğü eleştiriliyor. Kamusal eğitim yerine piyasa odaklı politikalar eşitsizliği derinleştiriyor.
Eğitim Harcamaları ve Eşitsizlikler
Öğrenci başına harcamalar OECD ortalamasının çok altında; ilköğretim ve ortaöğretimde fark daha belirgin. Özel okul oranı (özellikle okulöncesinde) hızla artıyor.
Raporda, eğitimin ticarileşmesi ve kamusal eğitimin zayıflaması eleştiriliyor. Bölgesel, sınıfsal ve cinsiyet temelli eşitsizlikler artıyor; deprem bölgelerinde koşullar hâlâ normalleşmedi.
Genel Sistem Eleştirisi
Laik ve bilimsel eğitim aşındırılıyor (ÇEDES projeleri, manevi danışmanlar vb.); ekonomik kriz veli-öğrenci-öğretmen yükünü artırıyor.
Genel Değerlendirme ve Çağrı
Eğitim Sen raporunda, 2025-2026 yılının ilk yarısını “yapısal çöküşün devamı” olarak nitelendirirken, öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin yükünün her gün arttığını belirterek, ikinci yarıyılda daha örgütlü mücadele çağrısı yapıyor.





































