İSTANBUL – Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), İran’daki nükleer tesislere yönelik devam eden ABD-İsrail hava saldırılarının yarattığı riskleri değerlendirdi. DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Hanan Balkhy, POLITICO’ya verdiği röportajda, çatışmanın nükleer bir olaya dönüşme ihtimalinin en büyük endişe kaynağı olduğunu vurguladı. Balkhy, “En kötü senaryo bir nükleer olay yaşanması ve bizi en çok kaygılandıran da bu” diyerek, hazırlık çalışmalarına rağmen böyle bir felaketin önlenmesinin mümkün olmadığını ifade etti.
Balkhy’nin açıklaması, saldırıların yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmadığını, nükleer altyapının da doğrudan veya dolaylı olarak etkilendiğini gösteriyor. DSÖ, radyasyon sızıntısı, çevresel kontaminasyon ve uzun vadeli sağlık etkileri gibi sonuçlara karşı “tetikte” olduklarını belirtirken, bu tür bir olayın bölge halklarının yanı sıra küresel ölçekte on yıllar sürecek sağlık ve ekolojik yıkıma yol açacağını kaydetti.
Savaşın Nükleer Boyutu
ABD-İsrail ittifakının İran’ın nükleer programını bahane ederek yürüttüğü hava bombardımanları, sivil altyapıyı ve enerji tesislerini de vuruyor. Bu saldırılar, İran’ın nükleer tesislerinin hasar görmesi halinde radyolojik sızıntı riskini artırırken, DSÖ’nün uyarısı emperyalist güçlerin askeri maceralarının küresel insanlık için taşıdığı yıkıcı potansiyeli ortaya koyuyor.
Bölgedeki sağlık altyapısının zaten büyük ölçüde tahrip olduğu, hastanelerin işlevsiz hale geldiği ve kitlesel yerinden edilmenin yaşandığı bir ortamda, nükleer bir felaket olasılığı insani krizi katlanılmaz boyutlara taşıyabilir. DSÖ’nün hazırlık vurgusu, uluslararası toplumun sorumluluğunu hatırlatırken, saldırıları başlatan ve sürdüren güçlerin bu riski bilinçli olarak göze aldığı gerçeğini de gözler önüne seriyor.
Savaşın uzaması, enerji piyasalarındaki belirsizliğin yanı sıra nükleer kaza riskinin de küresel kapitalist sistemin kırılganlığını artırdığını gösteriyor. DSÖ’nün açıklaması, emperyalist müdahalelerin yerel halklar üzerindeki yıkımının ötesinde, tüm insanlığın ortak geleceğini tehdit eden bir boyuta ulaştığını bir kez daha kanıtlıyor.






