1. Haberler
  2. Emek
  3. Dilovası Katliamı: Basiretli Katillerin Sahipsiz Maktulleri

Dilovası Katliamı: Basiretli Katillerin Sahipsiz Maktulleri

"7 işçiyi öldüren, kaçarken üzerinde pasaportuyla yakalanan fabrika sahibi, aslında kaçmadığını; ölen işçilerin aileleri yüzünden can güvenliği olmadığı için saklandığını iddia etti. Neredeyse öldükleri için işçiler suçlanacaktı."

featured
service
0
Paylaş

Mervenur Yılmaz*

Dün, Hendek İşçi Katliamı ve Gayrettepe Yangın Faciası aileleri olarak, bir takım otoriteler tarafından kaçırılmak istenen, gündemde yer almasın diye her türlü engelin konulduğu Dilovası davasındaydık.

Kadın ve çocuk emeği sömürüsü, kaçak işçi çalıştırma, usulsüz ruhsat, denetimsizlik…

3’ü çocuk, 7 işçi.

Medyada Dilovası; içimizde kalp yarası.

Yalnızlığın, kimsesizliğin ne demek olduğunu çok iyi bildiğim için dayanışma için orada olmak istedik ve gördüklerimize şaşırmadık.

Zira yine katillere uygulanmayan yaptırımlar, acılı ailelere, avukatlara, basına uygulanıyordu.

Güç bela ulaştık duruşma salonuna. Katliam kentin merkezinde olmuşken, hesabı dağ başında soruluyordu.

Ama benim ilk öfkemi kabartan, ölen işçilerin fotoğrafının olduğu pankartın engellenmeye çalışılmasıydı: 7 işçinin mezara girmesi sorun değil ama fotoğraflarının olduğu pankart mı sorundu?

Tabii ki buna uymadık.

Sonra basına engeller başladı. Mahkeme salonuna telefon dahil tüm dijital aletlerin girişi yasaklandı.

Kamuoyu bu katliamı duymasın, kimsesiz kalalım diye.

Ama unuttukları bir şey vardı: canı yanan, dayanışmayla yoğrulan insanların çığlıkları engellenemezdi.

İlk başta bizi duruşma salonuna almak istemediler. Yine bir mücadeleyle aldık yerimizi.

“Ben basiretli bir iş adamıyım.” Bu ifade, Dilovası’nda kaçak parfüm deposunda 7 işçinin katledilmesinin ardından görülen davanın ilk duruşmasında bir sanığın sözleri.

İlk etapta anlamadım, oturdum düşündüm: Basiretli iş adamı derken neyi kastediyor? Hendek Havai Fişek Fabrikası davasında adı geçen MÜSİAD gibi bir şey mi?

Sonra direkt kelime anlamını kastettiğini öğrendim. Basiretli iş adamı; hakikati görme, sezme, kalp gözü ile görme anlamına gelirmiş ve aslında Türk Ticaret Kanunu’na göre bir yükümlülükmüş.

Yani yedi insanı, gayet basiretli bir şekilde, göz göre göre öldürmüşler.

Bir diğer ifade ise sanki ironik, kötü bir şakadan ibaretti. 7 işçiyi öldüren ve kaçarken üzerinde pasaportuyla yakalanan fabrika sahibi şahıs, aslında kaçmadığını; ölen işçilerin aileleri yüzünden can güvenliği olmadığı için saklandığını iddia etti.

Neredeyse öldükleri için işçiler suçlanacaktı.

Ayrıca ona göre eşofmanın cebinde pasaport olması çok normaldi; alt sınıf insanların asla anlayamayacağı bir yaşam.

Bizler, işçi sınıfı olarak onları zengin etmek için vardık. Katledildiğimiz takdirde 3, 5, 7…

Yalnızca sayı hesabıydık. Sayımız artarsa başları biraz daha fazla ağrırdı.

Olası kasıt diyoruz belki ama bu düzen sürdüğü sürece katlimiz olası dahi değil; kaçınılmaz.

Tek dileğim, Dilovası davası başta olmak üzere tüm katillerin cezasını çekmesi ve esas sorumluların da yargılanması.

İlk değil, birleşmediğimiz sürece son da olmayacak.

Dilovası, Hendek, Gayrettepe, Soma, İliç ya da Çorlu…

Ve daha nicesi…

İsimler farklı ama katilimiz denetimsizlik ve cezasızlık düzeni.

Ve biz birleşeceğiz; dayanışma ile sesimizi duyuracağız.

Ve sen… Adın sayıdan ibaret olmadan bu sese kulak vermelisin, bu çığlığa ortak ol.

Failimizi biliyoruz.

*Hendek işçi katliamında abisi Halis Yılmaz’ı kaybetti

https://devrimcidusun.org/wp-content/uploads/2021/04/1.png
Öğle Güncellemesi 25 Mart 2026 öğle Haber Bülteni
Giriş Yap

Devrimci Düşün Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

DEV-KAI ile Haber Hakkında Sohbet

DEV-KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir