KOCAELİ – Altay Ali Oransal, sorumluluğu cezaevinde kalp krizi sonucu ölen babası Kurtuluş Oransal’a yüklemeye çalıştı. Kendisini “Binlerce kaza oluyor ama hiç şirket sahibinin yargılandığını duymadım” sözleriyle savundu. Kardeşi İsmail Oransal da benzer şekilde yönetim pozisyonunun yalnızca kağıt üzerinde olduğunu iddia etti. Ancak iddianamede her iki kardeşin de şirket yönetiminde belirleyici rol üstlendiği, taşınma sözleşmesi ve yönetim kurulu kararlarındaki ıslak imzaları delil gösteriliyor.
Katliamın Arka Planı
Yangın, aşırı yanıcı maddelerin bulunduğu, iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı, sigortasız ve çocuk işçilerin çalıştırıldığı bir tesiste çıktı. Binaya yıllar önce yıkım kararı verilmiş olmasına rağmen denetimler yetersiz kaldı. Bilirkişi raporları, işçilerin tamamen korumasız bırakıldığını ortaya koydu. Dava dosyasında 16 sanık yer alıyor; dört ana sanık hakkında “olası kastla öldürme” suçundan 7’şer kez müebbet hapis isteniyor.
Sermaye ve Denetimsizlik İlişkisi
Bu tür iş cinayetleri, kar hırsıyla hareket eden sermaye sahiplerinin, işçi sağlığını hiçe sayan üretim biçimlerinin doğrudan sonucudur. Fason ve taşeron sistemler, büyük markaların ucuz emek sömürüsünü gizlerken, devlet denetim mekanizmaları çoğu zaman yetersiz kalıyor veya göz yumuyor. Ravive Kozmetik’teki katliam, bu yapısal sorunun yeni bir örneğini oluşturuyor. İşçiler ekmek parası için can verirken, patronlar sorumluluğu birbirine veya ölenlere atmaya çalışıyor.
Davanın seyri, iş cinayetlerinde gerçek adaletin sağlanıp sağlanamayacağını gösterecek. Ailelerin ve emek örgütlerinin takip ettiği süreçte, ihmaller zincirinin tamamının aydınlatılması ve yalnızca küçük taşeronların değil, asıl karar mercilerinin de hesap vermesi gerekiyor.






