İSTANBUL – Yangın, Mimar Sinan Mahallesi’ndeki fabrikada meydana gelmiş, 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirmesine yol açmıştı. Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davada 16 sanık yargılanıyor; 8’i tutuklu, 2’si firari. Sanık savunmalarının sona erdiği üçüncü duruşmada, yangından yaralı kurtulan işçiler tanık ve müşteki sıfatıyla ifade verdi.
Yaralı İşçilerin İfadeleri
Yaklaşık 5 yıldır fabrikada çalışan yaralı işçi Gülhan Bendi, olay günü ürün hazırlığı sırasında patlamanın meydana geldiğini anlattı. “Her şey saniyeler içinde oldu. Büyük bir alev topu oluştu. Kapıya yakın olduğum için dışarı çıktım ancak üzerimdeki kıyafetler yanıyordu” diyen Bendi, iş güvenliği eğitimi almadıklarını, koruyucu ekipman verilmediğini vurguladı. Yangın merdiveni konusunda ise “Kurtuluş Oransal iki kez teklif aldı; ilkinde 300 bin, ikincisinde 500 bin lira istendi. Maliyeti yüksek geldiği için yaptırmadı. Eğer yapılsaydı içeride mahsur kalan arkadaşlarımız dışarı çıkabilirdi” ifadelerini kullandı. Bendi ayrıca elektrik arızalarının sürekli yaşandığını ve zabıta denetimlerinin yetersiz kaldığını belirtti.
Yaklaşık 4 yıldır çalışan Keriman Miskin, patlama anında alevlerin yükseldiğini ve kutuların havada uçuştuğunu aktardı. “İş güvenliği eğitimi almadık, koruyucu ekipman ve malzeme verilmedi. Hijyen ortamı yoktu” diyen Miskin, zabıtaların patronla görüşüp gittiğini, resmi denetimlerin yapılmadığını ve denetim zamanlarında sigortasız işçilerin gönderildiğini söyledi. Sigortasız çalıştıklarını ve çocuk ile göçmen işçilerin istihdam edildiğini de dile getirdi.
Diğer yaralı işçi Ayten Aras ise sigortasının olmadığını, yemek ve çay verilmediğini, pislik içinde yemek yediklerini ifade etti. Talimatların doğrudan fabrika yetkililerinden geldiğini belirtti.
İhmaller Zinciri
Duruşmada ortaya çıkan bilgilere göre fabrikada yangın merdiveni, acil çıkış kapısı, alarm sistemi, sensör ve otomatik söndürme cihazı bulunmuyordu. Yangın merdiveninin maliyeti yüksek bulunduğu için yaptırılmadığı belirtildi. Sanıklar arasında fabrika yetkilileri, şirket ortakları ve sorumlu kişiler yer alıyor. Bazı sanıklar sorumluluğu üst yönetim veya babalarına yüklerken, işçilerin ifadeleri sistematik ihmalleri ortaya koydu.
Davanın sonraki aşamalarında bilirkişi raporları ve diğer tanık ifadelerinin değerlendirilmesi bekleniyor. Bu süreç, kozmetik sektöründe özellikle güvencesiz çalışma koşullarının ve denetim eksikliğinin yarattığı riskleri işçilerin ölümleriyle bir kez daha gündeme getirdi.
Yargılamanın, tüm sorumluların hesap vermesini sağlayacak şekilde yürütülmesi talebi, birçok iş cinayeti davasında olduğu gibi öne çıkan talep.






