ANKARA – Danıştay 5. Dairesi, Barış Akademisyenleri dosyasında önemli bir karara imza attı. “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzalayan akademisyenlerin OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri (KHK) ile üniversitelerden ihraç edilmesini inceleyen daire, ihraç kararını onayladı.
AYM Kararlarının Bağlayıcılığı Tartışması
Danıştay, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru yoluyla verdiği ihlal kararlarının mahkemeler için bağlayıcı olmadığını savundu. AYM’nin daha önce bildirinin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu ve cezalandırılmasının hak ihlali teşkil ettiğini belirten kararlarına rağmen, Danıştay bu kararların idari yargıda otomatik olarak uygulanamayacağını ifade etti. Mahkeme, AYM’nin “yeniden yargılama” talimatının yalnızca yargılama sürecinin tekrarlanması anlamına geldiğini, somut sonuç doğurmadığını öne sürdü.
Yargıtay Emsali ve Gerekçeler
Kararda, Yargıtay’ın Can Atalay dosyasında ortaya koyduğu “Anayasa Mahkemesi süper temyiz mahkemesi değildir” yaklaşımı emsal gösterildi. Danıştay 5. Dairesi, bildiriye imza atmanın tek başına “irtibat” veya “sadakat yükümlülüğünün ihlali” olarak değerlendirilebileceğini belirterek, ek delil aranmaksızın ihraç işleminin hukuka uygun olduğuna karar verdi. Bu yaklaşım, çözüm sürecine ilişkin değerlendirmeleri de göz ardı eden bir tutum olarak yorumlandı.
Karar, 2016’dan beri devam eden Barış Akademisyenleri davalarında önemli bir kırılma noktası oluşturdu. AYM’nin 2019 ve 2022’de verdiği ihlal kararları ceza davalarında beraatlara yol açmış olsa da, idari yargıda (özellikle ihraç işlemleri konusunda) benzer etki yaratmamıştı. Danıştay’ın son kararıyla, binlerce akademisyenin iade umutları daha da zorlaşırken, yargı organları arasındaki karar uyuşmazlığı derinleşti.






































