İSTANBUL – ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki tankerlere ve enerji altyapısına misilleme yapmasıyla sonuçlandı. Boğaz trafiği neredeyse durma noktasına geldi; dünyanın petrol ve LNG ticaretinin önemli kısmı bu rotadan geçiyor. Katar’dan LNG üretimi, Suudi Arabistan’da rafineri kapanmaları ve tanker saldırılarının ardından küresel enerji fiyatları hızla yükseldi. Brent petrol varil başına 80-90 dolar bandına yaklaştı, bazı analizlerde 100 dolar üzeri senaryolar konuşuluyor.
Çin’in Hamlesi ve Nedenleri
Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC), PetroChina, Sinopec ve CNOOC gibi büyük rafinerilere sözlü talimat vererek yeni ihracat sözleşmelerinin imzalanmasını ve mevcut sevkiyatların iptal edilmesini istedi. Karar, Körfez’den ham petrol akışının kesilmesiyle iç yakıt stoklarını korumayı hedefliyor. Çin, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı konumunda ve ithalatının büyük kısmı Hürmüz Boğazı üzerinden geliyor; İran ve Venezuela kaynaklarının da kesilmesiyle arz baskısı artmıştı. Pekin, stratejik rezervlerinin (yaklaşık 1,2-1,4 milyar varil) 3-5 aylık iç tüketimi karşılayabileceğini belirtiyor ancak uzun vadeli risklere karşı proaktif davranıyor.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
Bu yasak, Asya’daki diğer ülkelerde (Japonya, Hindistan, Endonezya) rafineri kapasitelerinin düşürülmesine ve ihracatın askıya alınmasına yol açabilir. Çin’in rafine ürün ihracatı küresel piyasada sınırlı olsa da, karar enerji piyasalarındaki sıkışıklığı derinleştiriyor. Pekin aynı zamanda İran’dan Katar LNG sevkiyatlarına müdahale etmemesini talep ederek enerji güvenliğini diplomatik yolla korumaya çalışıyor. Çin Dışişleri, tüm taraflara askeri eylemleri durdurma ve boğaz güvenliğini sağlama çağrısı yapıyor.






































