DERSİM/TUNCELİ – Dersim’de, 19 Aralık 2025 sabahında evine gerçekleştirilen operasyonla gözaltına alınan Pir Haber Ajansı (PİRHA) muhabiri Cihan Berk, aynı gün çıkarıldığı mahkemece “silahlı terör örgütü üyeliği” iddiasıyla tutuklandı. Gözaltı sürecinde evinde yapılan aramada bilgisayarına ve kitaplarına el konulan gazeteci, Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne sevk edildi.
Tutuklu gazeteci, bianet’e ilettiği mektupta, yaşadığı durumu aktararak sesinin meslektaşlarına ve kamuoyuna ulaşması için bir çağrıda bulundu.
“Gazetecinin hapishanedekilerle mektuplaşmasından daha doğal bir şey olamaz”
Berk, “haksız ve hukuksuz” bir şekilde tutuklandığını belirterek kendisine yöneltilen suçlamaları şöyle açıkladı:
“Tutuklanma gerekçelerim, TAYAD’lı ailelere dair sosyal medyada paylaşımlar yapmak, örgüt talimatıyla açlık grevi gerçekleştirmek, hapishanede bulunan hükümlülerle örgütsel amaçla haberleşmek ve ikâmetimde ‘yasaklı kitap’ bulundurmak. Bu iddialarla tutuklandım. Hakkımdaki suçlamalar gerçek dışıdır ve yalnızca suç üretmekten ibarettir. TAYAD’lı ailelere ilişkin sosyal medya paylaşımlarım, yaptığım haberlerdir. Burada hem TAYAD’lı aileler illegal bir yapı gibi gösterilmekte hem de yaptığım haberler suç sayılmaktadır.
“Sosyal medya hesabımda TAYAD’lı ailelerin yanı sıra başka haberlerimi de paylaştım; ancak yalnızca TAYAD’lı aileleri paylaştığım algısı yaratılmaktadır. Sosyal medya platformumda, Dersim’deki köylerinde su ve elektrik problemi yaşayan vatandaşların talepleri, Yeşil tarafından katledilen Ayten Öztürk’ün ailesiyle yaptığım röportajlar ve meslektaşımız Hakan Tosun için yaptığımız açıklamalar gibi birçok gönderimim bulunmaktadır. Yaptığım paylaşımlar tamamen mesleki faaliyetlerimin bir sonucudur ve yasadışı bir paylaşım söz konusu değildir.”
“Hapishanede bulunan hükümlülerle mektuplaşmam da örgütsel bir haberleşme değildir. Böyle bir şeyin olması imkânsızdır, zira gönderdiğimiz mektuplar hapishanede denetlenmektedir. Gazetecinin hapishanedekilerle mektuplaşması kadar doğal bir durum olamaz. Yazdığım mektuplarda suçu teşvik eden hiçbir unsur yoktur. Tıpkı şu an benim yaptığım gibi, hapishanede bulunanlar da kendi durumlarını veya yaşadıkları adaletsizlikleri anlatmak için milletvekillerine ve gazetecilere mektup yazabilmektedir.”



































