İZMİR – İzmir Mimarlık Merkezi’nde dün akşam (5 Şubat 2026) düzenlenen özel gösterimle, Silivri Marmara Cezaevi’nde 28 aydır tutuklu bulunan Can Atalay’ın hayatını ve adalet arayışını konu alan belgesel seyirciyle buluştu. “Adalet Arayışı” adlı yapım, yönetmenliğini bağımsız sinemacıların üstlendiği bir ekiple hazırlandı.
Belgeselde, Gezi Davası’ndan aldığı 18 yıl hapis cezası nedeniyle 25 Nisan 2022’den beri cezaevinde tutulan Can Atalay’ın avukatlık mesleği, insan hakları savunuculuğu, 14 Mayıs 2023 seçimlerinde Hatay’dan milletvekili seçilmesi, Anayasa Mahkemesi’nin iki kez verdiği “tahliye” kararına rağmen milletvekilliğinin düşürülmesi ve devam eden hukuksuz tutukluluğu detaylı bir şekilde ele alınıyor.
Gösterime katılan seyirciler arasında İzmir Barosu yöneticileri, CHP, TİP, Yeşil Sol Parti ve DEM Parti temsilcileri, insan hakları savunucuları, sendika ve dernek üyeleri ile çok sayıda yurttaş yer aldı. Film sonrası düzenlenen panelde konuşan Atalay’ın avukatlarından biri şu ifadeleri kullandı:
“Can Atalay’ın durumu, Türkiye’de yargı bağımsızlığının ve anayasal hakların ne derece hiçe sayıldığını gösteren en somut örneklerden biridir. Anayasa Mahkemesi iki kez ‘serbest bırakılmalı’ dedi, TBMM kararları uygulamadı, milletvekilliği düşürüldü. Bu, sadece Can Atalay’ın değil, tüm yurttaşların hak arama mücadelesine vurulan bir darbedir.”
Panelde konuşan TİP Hatay Milletvekili Serpil Kemalbay ise “Can Atalay cezaevinde olduğu sürece biz de mecliste onun vekilliğini sürdürüyoruz. Bu hukuksuzluk bitene kadar mücadelemiz devam edecek” dedi.
Belgesel gösterimi sırasında salonda “Can Atalay’a özgürlük”, “Anayasa’yı uygula”, “Hukuksuz tutukluluk sona ersin” sloganları atıldı. Seyirciler, filmin sonunda uzun süre alkış tuttu ve dayanışma mesajları paylaştı.
“Adalet Arayışı” belgeseli, önümüzdeki aylarda diğer illerde de gösterim turuna çıkacak. Yapım ekibi, filmin Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir ülkede hukukun üstünlüğü tartışmasına katkı sağlamayı amaçladığını belirtti.
Can Atalay’ın tutukluluğu, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde yeniden gündeme gelen adalet ve hesap sorma taleplerinin de sembol isimlerinden biri olmaya devam ediyor.





