İSTANBUL/ANKARA/KAYSERİ – Mehmet Türkmen, Gaziantep’te Şireci’ye bağlı Sırma Halı fabrikasında aylardır maaş alamayan, zam hakları ödenmeyen ve ücretleri gecikmeli yatırılan yaklaşık 400 işçinin direnişine destek vermek amacıyla Balıklı Meydanı’nda yapılan basın açıklamasında konuşma yaptı. Bu konuşmada işçilerin yaşadığı sömürü koşullarını dile getirmesi, patron şikayeti üzerine 15 Mart’ta evinin basılmasına ve gözaltına alınmasına yol açtı. 16 Mart’ta mahkemeye sevk edilen Türkmen, aynı gün tutuklanarak cezaevine gönderildi. Cezaevine nakledilirken “Sırma Halı işçilerini yalnız bırakmayın” çağrısı yapan Türkmen, tutuklamanın patronların emriyle gerçekleştiğini belirtti.
İstanbul’da Birleşik Eylem
İstanbul’da 17 sendikanın katılımıyla Mecidiyeköy Cevahir AVM önünde gerçekleştirilen protestoda, Türkmen’in tutuklanması sendikal mücadeleye yönelik doğrudan bir baskı olarak nitelendirildi. Eyleme katılan sendikalar, işçilerin birleşik mücadelesinin önemini vurgulayarak tutuklamanın tüm emekçi kesimlere gözdağı olduğunu ifade etti. Basın açıklamasında, sendikal faaliyetin suç sayılamayacağı ve Türkmen’in derhal serbest bırakılması gerektiği belirtildi.
Çorlu, İzmir, Kocaeli ve Kayseri’deki Protestolar
Tekstil ve sanayi bölgelerinin yoğun olduğu Çorlu’da sendikalar ve emek örgütleri, tutuklamayı protesto ederek işçilere ve sendikal harekete yönelik gözdağının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. İzmir’de Tüm Emeklilerin Sendikası’nın emekli ücretleri ve yaşam koşulları protestosunda Mehmet Türkmen’in serbest bırakılması talebi öne çıktı; ekonomik yükün emekçilere fatura edildiği vurgulandı. Kocaeli ve Kayseri’de de benzer açıklamalarla sendikal hakların korunması çağrısı yapıldı.
Adana’da 21 Sendikadan Ortak Tepki
Adana’da dört konfederasyona bağlı 21 sendika, Tüm Bel-Sen binası önünde bir araya gelerek ortak basın açıklaması düzenledi. Tutuklamanın yalnızca bir sendika başkanına değil, tüm işçi sınıfına yönelik bir baskı olduğu ifade edildi. Açıklamada, hak aramanın suç gibi gösterilmesinin emek mücadelesini hedef aldığı belirtildi.
Diğer İllerden Destek ve Tepkiler
Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu, “Patronlar şikayet ediyor, yargı tutukluyor” diyerek hukuksuzluğa dikkat çekti ve sendikal faaliyetin suç olmadığını vurguladı. Samsun’da emek ve demokrasi güçleri, “Asıl suçlu ekmek mücadelesini suç sayan patron terörüdür” açıklamasıyla Türkmen’i onur olarak niteledi. Farklı kentlerden işçiler (Beko, İsdemir gibi fabrikalardan) mektuplarla destek verdi; tutuklamanın işçilerin gerçeklerini dile getirdiği için yapıldığına işaret edildi.
Türkiye’de sendikacıların işçilerin haklarını savundukları için hedef alınması, patron-yargı ilişkisinin emeğin aleyhine işlediğinin somut bir örneğini oluşturuyor. Ücret gaspları, iş kazaları ve sendikal baskılar karşısında mücadele eden emekçiler, yasal koruma yerine cezai yaptırımlarla karşılaşıyor. Bu süreç, işçilerin örgütlenme hakkının fiilen kısıtlandığını ve patronların şikayet mekanizmasının baskı aracı olarak kullanıldığını ortaya koyuyor. Eylemler, Türkmen’in serbest bırakılması talebinin yanı sıra genel olarak işçi sınıfının birleşik mücadelesinin gerekliliğini de öne çıkarıyor.






